Kaiser Chiefs: Parçaları Seç, Sat, Kazan

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Kaiser Chiefs adlı müzik grubu son yılların en akıllıca albüm pazarlama methodunu gözümüzün önüne serdi. Birazdan anlatacağım : ) Önce, buralara nasıl geldik oradan başlayayım.

Müzik parçalarının dijitalleştiği gün, müzik sektörü büyük bir şaplak yemişti suratına. Önce Napster, sonra da diğer paylaşım mecralarıyla (Rapidshare, Torrent vb.) en yeni albümlere ulaşmak çocuk oyuncağı oldu.

İllegal olan “indirme” öyle bir normalleşti ki, para verip fiziksel albüm alanlar “salak” damgası yedi.

O günden bu yana sektörün içindeki profesyoneller ağızları açık olanları izliyorlar. Her geçen gün ceplerine giren azaldıkça da daha az yatırım yapıyorlar, kaliteye eskisi kadar önem vermiyorlar.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , , , , , , ,

3 Haziran, Cuma , 2011

Sadece Bir Hata Ekranı Tasarlamak?

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Ürünler kullanırız, hataları da olur. Bu doğaldır. Hele yazılım ürünleri gibi kısıtlı bitirme zamanları ile çalışılan kategoriler için.

Hata ekranları ürünlerin doğal akışlarında karşılaşılmasının öngörülmediği yerlerdir çoğu zaman. Yani bir yazılım ürünü geliştirirken, önce kullanıcının normal kullanım deneyimlerini çizersiniz. Hatalar ve kötü kullanımlar (fraud-case) ürünün tamamlanması sırasında gündeme gelir çoğu zaman.

Bu method aslında oldukça sakıncalı. Bana sorarsanız en önemli kısımlar, beklenilmeyen durumlarda kullanıcıyı neyle karşı karşıya bıraktığımız.

Şu bir gerçek; kullanıcının ürününüz ile ilgili en mutsuz olduğu anda karşısına çıkar hata ekranları. Aynı zamanda bir fırsat anlamına da geliyor bu. Yani ürünü kullanacak kişilerin en mutsuz olabileceği zamanları öngörebileceğiniz, altın değerinde bir bilgi var elinizde.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , , ,

21 Mayıs, Cumartesi , 2011

Cüzdan Kullanmayan Birine Cüzdan Satabilen Marka; Le Petit Yubbié

Yazan: Selim Yörük | 2 Yorumlu

Bir ürünü pazarlamanın en vurucu noktalarından biri “ihtiyaç yaratmak“tır. Yani, o güne kadar bir eksikliğini hissetmediği bir ürünle karşılaşan tüketiciye satış yapabilme becerisinden bahsediyorum.

Bu tür bir satışı, ürününüzün kalitesiyle ya da fiyatının makul oluşu ile yapamazsınız. Sudan ucuz da olsa, eğer tüketicinin işini görmeyecek, hayatında bir eksiği kapamayacak bir ürünü gözünün önüne de koysanız, markette kocaman ürün kuleleri yapsanız da işe yaramaz. Görmez.

Benim bu güne kadar hiç salça ya da ruj almamış olmam gibi.

Ama öyle ürünler vardır ki, bilinirliği bir şekilde size ulaştığında, algınızda olmayan bir ihtiyacı yaratır ve kafanızda, ona sahip olmak için karşı koyamacağınız, kuvvetli bir istek yaratır.

Bu tarz ürünler size geleneksel yollarla ulaşmazlar. Bir televizyon reklamı ile tanışmazsınız onunla. Marketteki göz alıcı ambalajı ya da vitrinde gördüğünüz %50 ibaresi değildir sizin dikkatinizi çeken.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , ,

7 Eylül, Pazartesi , 2009

Kurucuları, Last.fm’den ayrıldıklarını açıkladılar

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Duymuşsunuzdur, bundan 2 yıl önce CBS Last.fm‘i satın almıştı. Yani dünyanın önde gelen medya şirketlerinden biri.

Oysa Last.fm, 2002 yılında, Londra’da bir ofiste start-up olarak başlamıştı. Kısa bir sürede İnternet aleminin en sevilen müzik servislerinden biri olmuştu.

Uluslararası bir şirket bu küçük start-up’u alınca birçok farklı yönelimde bulundu. Kurucularının felsefesine uymayan kararlar da bunlara dahildi büyük ihtimal ama sanırım söz geçiremediler.

Last.fm önce, reklam alamadıkları ülkelerde radyolarını ücretsiz üyelere kapadılar. Kullanıcılarından büyük bir tepki topladılar. Herkesin sevimli alışkanlığı olan Last.fm, paragöz bir siteye dönüşüvermişti kullanıcılarının gözünde.

Daha sonra Techcrunch, Last.fm‘in kullanıcılarının gizli bilgilerini CBS tarafından pazarlanmasına izin verdiğini, gizlice farklı firmaların kullanımına açtığı iddiasını yayınladı.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , ,

13 Haziran, Cumartesi , 2009

Şahane Fikir; Twitter’la T-Shirt yapmaca

Yazan: Selim Yörük | 2 Yorumlu

Threadless aşık olduğum markalardan biri. Son 3 yıldır aldığım t-shirtlerin neredeyse hepsi oradan.

Bilmeyenler için kısaca özet geçeyim; Threadless, kullanıcılar tarafından gönderilen t-shirt tasarımlarının yine kullanıcılar tarafından oylanarak, en yüksek oyları alanlarının gerçek t-shirtlere dönüşmesini sağlayan bir site.

Oldum olası İnternet’i gerçek hayata yansıtan fikirlere bayılmışımdır. Threadless da bunlardan biri. Genelde web 2.0 projelerinin ticari modeli yoktur, pek para kazandırmaz gibi bir kanı vardır (Bkz: Web 2.0 üreticileri potansiyel müşteri olabilir mi?). Threadless gibi projeler bu savı yıkıyor. O, gayet iyi para kazanan web 2.0 projelerinin en iyi örneklerden biri denebilir.

Şimdi de karşıma yine şahane bir fikirle çıktı; Tweet ile T-shirt yapmaca.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , ,

19 Mayıs, Salı , 2009



Eğlenen & Sunan

© Takipte.com - Yıldızları takip et! | Selim Yörük | Wordpress-TR