Gazeteleri değerlendirmenin 41 farklı yolu

Yazan: Selim Yörük | 1 Yorum var

Geleneksel medyanın geleceği konusunda beyin egzersizi yapmayı pek seviyorum (Bkz: “Görüyorum… Medya evrilecek!“). Bu konu üzerine yazılmış yazılara rastladıkça atlamamak için çaba harcıyorum. Özellikle son zamanlarda Sosyal Medya kavramı üzerine yapılmış analizler üzerinde duruyorum çokça.

Bu egzersizler sırasında Selim Tuncer‘in gazetelerin geleceği ile ilgili şahane bir analizine rastlamıştım bir süre önce ilk önce onu paylaşmak istiyorum ve ardından o yazıda geçen, Ali Saydam‘ın derleyip toparladığı “Gazeteleri değerlendirmenin 41 farklı yolu” başlıklı çalışmasını iletmek istiyorum;

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , ,

14 September, Sunday , 2008

Firefox ve Google Chrome arasında gidiş gelişler

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Deneme sürümü yayınlandığından bu yana Google Chrome kullanıyorum. Yıllardır kullandığım Firefox‘u bıraktım.

Daha önce Firefox’dan vazgeçmemin çok zor olacağını düşünüyordum. Özellikle sağlamış olduğu şahane eklentiler nedeniyle biricik tarayıcım (browser) olmuştu.

Google Chrome’u kullanırken zaman zaman bu eklentilere ihtiyaç duyup Firefox’a ihanet etmiş olmanın pişmanlığını yaşamadım desem yalan olur.

Ama Chrome’un arayüzünün sadeliği, kullanım kolaylığı sağlaması, minimalist duruşu, neredeyse tam ekran İnternet deneyimi yaşatması ve özellikle hızı beni kendisine bağladı. Artık Firefox’u yalnızca ona has olan eklentileri kullanmak için açıyorum.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , ,

11 September, Thursday , 2008

Google Chrome ve aldığı tepkiler

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

2004′ten beri dedikodu olarak konuşulmakta olan Google’ın kendi ürünü olan bir İnternet tarayıcısı (browser) üretmesi gerçeğe dönüştü; Chrome

Önce ortaya digital bir karikatür dergisi çıktı. Google’ın yeni tarayıcısından bahsediyordu. Birçokları bu delilin bile bir şaka (hoax) olduğunu düşündü. 

Saatler sonra Google’ın resmi blogu ilk kez Chrome’dan bahsetti. Google’ın tarayıcı işine taze bir soluk getirme planlarından bahsediyor ve “yarın” (geçtiğimiz Salı) ilk sürümü deneyebilirsiniz deniyordu. Yarın…

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , ,

4 September, Thursday , 2008

Modern savaşlar ve bilişim gücü

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Tarih kitaplarından çoğumuz aşinadır. Bir savaş işlenirken öncelikle tarafların asker sayıları, top sayıları, atlı asker sayıları karşılaştırılırdı.

Daha sonraları karşılaştırılanlar arasında tank, uçak, füze sayıları ve son olarak da nükleer silah üretebilme kapasiteleri yer aldı. Peki şimdi?

Hala ülkelerin güçleri kıyaslanırken “silah”lar ve kapasiteleri en büyük parametreler arasında ama yaklaşan bir gerçeği hesaba katmak lazım; bilişim gücü.

Bu gücün ister teknoloji tabanlı olduğunu düşünün, isterseniz edinilmiş ve verimli olarak kullanılan bilgi miktarının daha kalın bir şekilde altının çizilmesi gerektiğine inanın, gerçek şu ki modern anlamda “güç” tanımı değiştirmiş durumda.

Şöyle bir düşününün, her geçen gün daha çok dijitalleşiyoruz. Sonuç olarak günlük aktivitelerimizin çoğu dijital teknolojiler sayesinde gerçekleşebiliyor.

Yalnızca bilgisayar başında geçirdiğimiz eğlence tabanlı aktivitelerden bahsetmiyorum, ticaret, bankacılık ve en önemlisi de e-devlet yapılanması ciddi anlamda bir güvenlik kaygısı düşürmüyor mu sizin de içinize?

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , , ,

28 August, Thursday , 2008

Google falcı olursa

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Eğer izin vermişseniz ya da Google Desktop kullanıyor iseniz Google tüm aramalarınızı ve en çok ziyaret ettiğiniz siteleri, en çok beğendiğiniz arama sonuçlarını sizin için saklıyor ve size istatistiklerini sunuyor.

Bu durumun “gizlilik hakları” bakımından incelemesini başka bir yazıda yapmak lazım, bunu kendime not olarak düşüyorum ama şimdi web geçmişimin istatistiksel verilerini anlamlaştırmak istiyorum.

Öncelikle biraz sonra kullanacağım “Ego search” kavramını tanımlamak istiyorum; İsminizi, blogunuzu ya da takma adınızı arama motorunda aratmanın genel adı bu. Daha ziyade egosantirik insanların tavrı gibi dursa da, artık İnternet’teki yansımanızı görmenin en kolay yolu.

Eğer “ego search”ünüz 20 sonucun üzerinde değilse ya da sonuçların çoğunu üniversitenizin “açıklanmış notlar listeleri” kapsıyor ise İnternet’te hiçbir iz bırakamamışsınız demektir.

Bir de ek olarak, “ego search” sonuçlarınızı önemseyin çünkü artık neredeyse her firma, işe alım sürecinde biraz sonra görüşeceği adayların isimlerini arama motorlarında taratılıyor : )

Şimdi gelelim istatistiklerimize;

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , ,

24 August, Sunday , 2008



Eğlenen & Sunan

© Takipte.com - Yıldızları takip et! | Selim Yörük | Wordpress-TR