Televizyon ve toplum ilişkisi

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Her evdeki mevcudiyeti kanuni zorunlulukla sağlanıyor gibi görünen televizyon hiç şüphesiz çağımızın en güzide(!) zaman öldürgeçlerinden. Her geçen gün karşısında geçirilen süre artıyor. Her yeni gün daha fazla kişi bağlanıyor, alışıyor, tutkunu oluyor.

Bazıları televizyonun cavur icadı olduğunu düşünürken bazıları da bizi aptala döndüren bir makina olarak tanımlıyor. Malesef her iki görüşe de katılmıyorum. “Cavur icadı” tamlamasını kullananlar için bir açıklama yapmama hiç gerek yok sanırım. Televizyona “Aptal kutusu bu! Kapatın. Kullanmayın” diyen idealistlere hak vermek olası değil. Araç-gereçlerin mevcudiyeti bir tehlike olarak görülemez bana kalırsa. Tehlike onları kullananlarla birlikte başlar aslında. Yani aptal olan televizyon değil onu aptalca kullanandır. Bu yüzden televizyonu hayatımızdan çıkarıp atmak, sosyal ve kültürel aktivitelere daha fazla zaman ayırabilmek fiş sökmekle değil, mantalite değişikliği ile gerçekleştirilebilir.

Marangozlara kolaylık olması amacıyla üretilen hızar “aptal” birinin elinde soğukkanlılıkla işlenen bir silaha da dönüşebilir. Burada hatalı olan hızar üreticileri midir? Tabi ki hayır. Hızar ya da daha başka bir masum gereç masum olmayan birinin elinde çok tehlikeli bir hale gelebilir. Bunun en iyi örneği etrafındaki en olmadık şeylerden silah yapıp kapana kısıldığı yerden kurtulmayı başaran McGyver‘dır.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , ,

23 January, Monday , 2006



Eğlenen & Sunan

© Takipte.com - Yıldızları takip et! | Selim Yörük | Wordpress-TR