Asansör Deneyi; Dön baba dönelim
Yazan: Selim Yörük |
Daha önceki yazılarda da defalarca bahsetmiştim; Düşünmeye değmeyecek kadar rutin, gündelik işlerde herkesin yaptığını yapmak, bilinen yoldan gitmeyi alışkanlık haline getirmek beni çok korkutuyor.
Yeri ve zamanı geldiğinde acaba bu kazanmak istemediğim alışkanlık yüzünden şahane fikirleri kaçırır mıyım acaba diye düşünüp, irkiliyorum. Sanki onlarca şahane fikir ürettim de : ) Belki de bu yüzdendir, kim bilir : )
Tamamen psikolojik bu bahsettiğim şeyler. Sosyal baskı ya da şimdiki “trendy” adı ile “Mahalle Baskısı” da hep benzer kökenden geliyorlar.
“Öteki” olalım, başkası olalım, aykırı olalım ya da hep zıt olalım demek istemiyorum. Sadece mümkün olduğunca “kalıp”ladan uzak duralım demek istiyorum. Nietzsche de benzer şeyler söyler; “Başkalarının doğrularını yaşamayın. Kendi düşünce sisteminizi kendiniz yaratın“
Şimdi bu bahsettiğim kalıp diretmesini, baskıyı, özgün karakterin kayboluşunu fiziksel bir deneyle görelim. Bakın ne kadar güçlü!



on Çarşamba, Nisan 16th, 2008:
Nietzsche felsefesi farklıyı savunduğu için tam anlaşılamamış bu yüzden.Ona göre çoğunluğa uymayan,kendi doğruları olan,yaratan,yani ”Güce Yönelik İrade’’si olan insandır,öyle olunmalıdır.Değerler yaratan,değerleri yıkan bir yaratıcılık barındırılmalıdır.
”Ortama en iyi uyum sağlayanlar sevilir,makbuldur.”tezi çürütülmüş oluyor burada.Ortam denilen nedir ki?Kafamıza uymadığı takdirde her şeye uyma zorunluluğu yok bence.Sonuçta ortam da,kuralları da insanoğlu tarafından oluşturulmamış mı?
Videoda görüldüğü üzere ‘Sürü Psikolojisi”insanoğlunun yapısında var,hatta reflekse dönüşmüş durumda.Göze pek hoş gelmediği çok açık.Ee,öyleyse?
on Cumartesi, Haziran 14th, 2008: