Bir kullanıcının karmaşık bir Mondus.net macerası
Yazan: Selim Yörük |
Mondus.net ülkemizin en yeni sosyal ağ sitelerinden biri. Açılmadan önce böyle bir projenin varlığı beni heyecanlandırmıştı. Türk İnternet kullanıcılarının hizmetine bir Web 2.0 projesinin daha geliyor olması hoş bir duyguydu.
Hissiyatım “Ne kadar çok son model (web 2.0, dünya trendleri ile şekillenmiş) site ülkemiz kullanıcılarının önünde sunulursa o kadar iyi” şeklindedir. Türkiye’de, dünya çapındaki son eğilimleri yakalamış bilişim girişimlerin çoğalması ile İnternet kullanım verimimiz ve İnternet’i “chat”, “porno”, “şiddet”, “hırsızlık (para tuzağı)” gibi olguların dışında da anlamlandırabileceğimizi düşünüyorum.
İşte Mondus bu anlamda beni heyecanlandırmıştı. Bu hissiyatlarla Mondus’un açılması ile birlikte üye olmak için siteye girdim fakat sitenin tam olarak nasıl işlediği hakkında bir fikre sahip olamadığım için siteden çıktım.
Gayri ihtiyari bir tepki ile yaptığım bu çıkış daha sonra beni düşündürdü. Halbuki belli bir heyecan ve istekle, gönüllü bir şekilde üye olmak için girmiştim siteye. Her ne oldu ise (Bkz: Tavsiye 1 ve Tavsiye 2), Mondus benim üye olmamı sağlayamadı. Ki dediğim gibi ben baştan gönüllüydüm.
Tavsiye 1: Ana sayfada İşlevler özeti (Take a tour) olmalı. Kullanıcılar sizin tam anlamıyla ne vaad ettiğinizi anlamazlar ise üye olmak onlar için “ücretsiz” pek bir şey ifade etmez. Ki şunu net olarak söyleyebilirim ki, sitenin içeriğinin açıklandığı 3 paragraflık kısmı gizlemek de pek mantıklı gelmedi açıkcası. Ana sayfaya uğrayan birçok kullanıcının o açıklamaları bulamadığından eminim.Tavsiye 2: Ana sayfa yalnızca üye girişinden oluşamaz. Sitenin ana sayfası, site içeriği hakkında bir bilgi vermeli. Son aktiviteler, son üyeler, son mesajlar vs…
Aynı gün içerisinde Mondus’un açılışı ile ilgili haberler okuyunca bir kez daha Mondus’a üye olma amacıyla girdim. Bu kez bağnaz bir şekilde kararlıydım. Üye olup içeriğini, işlevlerini keşfetmeliydim. Ama şurası kesin birçok kullanıcı üye olma adına bu kadar bağnaz olmayacaktır (Tekrar Bkz: Tavsiye 1 ve Tavsiye 2).
Üye olduktan hemen sonra giriş yaptığımda, ana sayfanın tam zıttı bir içerik bolluğu ile karşılaştım. Yalnızca sağa, sola, menülere bakmam ve ne işe yaradıkarını anlamaya çalışmam bile 2 dakikamı aldı. Ayrıca içeride gördüğüm tasarım, dünya örneklerinden alışkın olduğum bir Web 2.0 tasarımı değildi. Beni içine çekmiyordu. Sonuç yine yılgınlık. Yine çıkış.
Açıkcası Mondus, içeriğine ilk bakışta beni fazlasıyla yormuş ve “fazla” özellikleriyle beni yormuştu.
Tavsiye 3: Mondus’un kodlama altyapısının güçlü olduğu, özenli bir şekilde işlendiği belli fakat tasarımı aynı başarıda değil kanımca. Özellikle içerik düzenlemeleri ve grafik konumlandırmalarında tam bir dağınıklık mevcut. Ayrıca gri tonun kullanımı sitede gezinme isteğini azaltıyor. Bu kısımdaki görünüm daha simetrik yapıda olabilir.Tavsiye 4: Beyaz boşluk alanı arttırılmalı (Bkz: Whitespace). Yoğun kullanılan gri bir ton açılmalı. Açıkcası sitede kullanılan renk paletini de beğenmedim : ) Ama bu marka kimliğine karışmak olduğu için orda duruyorum : )
Yine aynı gün. Yılgınlığımı unuttuktan sonra son kez tekrar giriş yapıp neler yapabileceğimi görmek istedim. Öncelikle fotografımı yükledim. Ve ardından karşıma yeni veri isteyen bölümler gelmeye başladı. Doldurdukça yeni veriler isteniyordu. Yine bunaldım ve yarıda bıraktım. Fakat bu kez çıkmadım.
Bir arama yapmaya karar verdim. “Web 2.0“ı arattım. Aynı adda bir grup buldum. Nasıl sevindim anlatamam : ) Nihayet site ile tanıştıktan yaklaşık bir gün sonra, üyelik ve profil işlemlerini tamamlayıp siteye dahil olma aşamasına gelmiştim.
Bu sevinç ile sitenin diğer özelliklerine ve sunduklarına gözatmaya karar verdim. Yok yoktu. Zaten profilimi doldururken bu derece çok veri istenildiğinde böyle bir şeyle karşılaşacağımı farketmiştim. Site sosyal ağ yapısı içerisine, insan kaynakları, arkadaşlık, istek paylaşımı, video paylaşımı, fotograf paylaşımı, gruplar gibi tek başına bir proje konusu olan işlevleri bir bünyede birliştirmiş. Daha doğrusu birleştirmeyi amaçlamış.
Bence hiç de doğru bir karar değil. Son kullanıcı eğilimleri daha sofistike ve özel alanlara detaylı bir şekilde eğilmiş siteleri tercih etmekteler. Yukarıda saydığım işlevlerin her biri için dünya çapında bir örneği var. Sırasıyla: Monster , Friendster, 43things, Youtube, Flickr, Google Groups. Pek tabi Mondus bu işlevlerin hiçbirinde yukarıda saydığım siteler düzeyinde derine inme amacında değildir. İşte sorun da bu.
Kullanıcı eğilimleri tümden gelim formunda şekillenmeye doğru gidiyor. Daha önceleri portallar var iken, özellikle kişiselleştirmenin önplana çıkmaya başladığı 2000li yıllardan sonra portalların her bölümü parçalanarak konusunda daha derine inen siteler haline geldiler.
Böyle bir trendin içinde iken, Mondus’un nehirde ters kürek çekmesi bence mantıklı bir adım olmamış. Evet, Mondus’a portal diyemeyiz ama içine sindirmeye çalıştığı işlevlerin çokluğu ile olumsuz bir yoğunluk sergiliyor (Bkz: Too Many Features).
Tavsiye 5: Bu sayılan işlevlerin her biri için, birbiri ile direk bağıntılı (network) ayrı bir site yapısı kurulmalı. Aynen Pilli örneğinde olduğu gibi.
Kısacası şu an için Mondus’e ara vermiş durumdayım. Yapılacak geliştirme haberlerinden sonra tekrar denemeyi düşünüyorum.
Not: Daha önce bahsettiğim gibi, bu tavsiyelerin her biri Mondus kullanıcısı olmak için can atan biri tarafından yazılmıştır.




on Sunday, February 17th, 2008:
mrb…

mondusla ilgili bu uzuun yorumu okudm ve aynı kanıdaym bu siteyi tv programı tavsiyesle bulmstm üye olurkn biçokkez bnde gelgt düşünclre girdm
bikaç keyifli arkadaslktn sonra artık pek girdgm söylenemz bu gibi işlevsl sitelere ilk üyelgmdi ve son facebook a özenti denen bu site bnm için miladını doldrdu artık kanlıcanlı arkadaslr ednp onlarla paylasmayı yegliorm