Coco-Star Viral Pazarlama Kampanyası (41? 29!)
Yazan: Selim Yörük |
Geçtiğimiz yazılarda, genel olarak ülkemizde pazarlama kavramının pek yanlış anlaşıldığını ve bu yüzden uygulama şekillerinin ve örneklerinin de maalesef pazarlamanın asıl amacına nasıl hizmet edemediğinden bahsetmiştim defalarca 1, 2…
Fakat diğer yandan da sevindirici gelişmeler de olmuyor değil. Örneğin artık birçok büyük firma pazarlamanın ve yöntemlerinin artık değişmesi gerektiğini kabul edip interaktif pazarlama tekniklerini kullanmaya sıcak bakmaya başladılar.
Şu an için sadece “sıcak bakmaya başladılar” diyebiliyorum çünkü halen pazarlama departmanlarının en başındaki insanlar TV reklamını vazgeçilmez ve pazarlamanın vardığı en son nokta olarak görüyor maalesef ve öyle çok yanılıyorlar ki…
Oysa artık modern pazarlama kavramının getirdiği birçok yeni taktikler var. İşte, daha önce Advergaming ile ilgili yazıda bahsettiğim Alemşah ve ekibinin (41-29) bu taktiklerin birçoğunu kullanarak kurguladığı, ülkemizde ender rastlanan türden bir pazarlama kampanyasından bahsetmek istiyorum; Yaman Gezgin Kayboldu
Kampanya hem interaktif hem de viral özellikler gösteriyor. İnteraktif çünkü İnternet ayağını inanılmaz verimli kullanıyor; advergame, garip sitelerde ipuçları, etkileşim bekleyen yapay(!) bloglar vs vs… Viral çünkü Lost’un pazarlama taktiğine benzer bir gizem ve ödüllendirme sistemi var. İnsanlar şans peşinde umutla koşmayı ve saatlerce bundan bahsetmeyi çok sever.
Çoğu deneyimli(!) Lost izleyicisi artık diziyi merak unsurundan ziyade, o merak unsurundan doğan, başkalarına, arkadaşlarına, yakınlarına “İlk ben bildim böyle olacağını bak” diyebilmek için izlediğini itiraf eder oldu. Çünkü dizi öyle dallanıp budaklandı ki, olabileceklerin “parametreler listesi”nden doğan olasılıklar Milli Piyango’daki sayılara benzer bir hal almaya başladı. İzleyenler herhangi bir tahminle Lost’u öngörebildiklerinde ise büyük bir ödül kazanmışcasına sevinebiliyorlar.
İşte böyle bir gizemi ve eğlenceyi içinde barındıran “Yaman Gezgin Kayboldu” kampanyası, Ülker‘in Coco-Star ürünü için yapılmış ve daha önce de dediğim gibi çok geniş mecralara yayılmış bir kampanya. Biraz sonraki video’da da göreceksiniz, kampanya dahilinde esrarengiz kutular bile alabiliyorsunuz : )
Ben daha fazla uzatmadan meramımı videodan anlatmaya çalışayım.
Not: Videonun bir yerinde “fevran” gibi saçma salak bir şey diyorum, aslında “ferman” demeye çalışıyorum : ) İngiliz asıllı Türk gibi olmuşum videoda kusuruma bakmayın. Tek elle konuşmak zormuş : )
Ben bile bile bu kadarını tanıttım. Yoksa kampanyanın gerisinde ve ilerki aşamalarında göreceksiniz, inanılmaz bir temel, bir sanal gerçeklik ve labirent tarzı ilerleyen iç içe bir sürü mikro-kampanyalar (oyunlar, siteler, garip iletişim mecralarına kampanyanın sarkması vs vs) var. Onları da siz bulun : )
41-29 ekibini bu boyutta detay dolu bir kampanya yarattıkları için, Ülker markasını da böyle tuzlu : ) bir kampanyaya “He” dediği için kutluyorum. Vizyona sahip olmak güzel bir şey : )




on Saturday, May 17th, 2008:
tek elle konuşmak zormuymuş Selim !
Bu arada aşk olsun, beğendikte aldık pusulayı. Ödünç aldık valla
on Saturday, May 17th, 2008:
Valla şimdi seni daha iyi anlıyorum Refik : ) Bütün gün elinde telefon ofiste bir oraya bir buraya… Ben de bu çocuk Türkçe bilmiyo mu diyodum, meğer pek zormuş tek elle konuşmak hakkaten : )
on Saturday, May 17th, 2008:
olm konuştuğum adam ispanyol, ben napim yani alla alla…