Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
İlgili: amerika, aol, araştırma, compete, ebay, google, internet, istatistik, msn, myspace, wikipedia, yahoo, youtube
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Gerçeği anlama ve taklit etme bilimin en büyük amaçlarından biri. Bu amaçla yola çıkıp, insan hayatını kolaylaştıran buluşların icadı mümkün olabiliyor.
Japon bilim adamları da bu güdü ile en çok buluş üreten ülkelerden biri yaptılar Japonya’yı ve aynı hızla devam ediyorlar. Bu kez kokuların peşindeler.
Öyle bir makina üretmek için uğraşıyorlar ki, kokuları taklit edebilsin. Bu amaçla deneme aşamasında bir makina üretmişler.
Makinanın 3 temel görevi var;
Yazının Devamı »»
İlgili: araştırma, bilim, bilim adamı, takamichi nakamoto
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Dergi okumak, o kaygan, parlak sayfalara dokunmak çok hoşuma gider. Fakat işim nedeniyle bilgisayar başında geçirdiğim aralıksız saatler bu zevkimi kısıtlıyor. İşimin dışına çıktığım zamanlarda dahi, motivasyonumu kaybetmemek, tekrar işe adapte olabilmek için kalkmıyorum monitör karşısından. Pek tabii kaçışları çok güzel buluyor insan beyni; “Dur şu belgeler yüklenene kadar biraz nette gezineyim“, “Aman şu kodu yazmadan kafamı toparlayayım, bir şeyler okuyayım” gibi.
Bu kaçışlarda, dergi okuma zevkimi tatmin etme amacıyla ilk baktığım sitelerden biri Moleschino. Onlar kendilerini dergi olarak tanımlamıyorlar ama ben öyle hissediyorum. Net üzerinde kolay kolay bulamayacağınız doyuruculukta yazılar üretiyorlar. Eski bir Moleschino yazarı olarak, içlerinde olduğum süre içerisinde ciddiyetle ve güçlü bir araştırma güdüsü ile yazdıklarına şahit oldum. Herhangi bir ticari beklentileri olmaksızın (ki bu yönde gelen teklifleri de geri çeviriyorlar) bu derece ciddi ve kaliteli iş çıkarmaları takdire şayan.
İlgili: araştırma, blog, dergi, moleschino
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Normal bir insan beyninin ürettiği akıl gücüne kıyasla daha emekleme aşamasında olan Yapay Zeka (Artificial Intelligence) geliştiricileri halen taklidini yapmaya çalıştıkları organın çalışma prensiplerini tam anlamıyla kavrayabilmiş değiller. Ürettikleri “akıllı” makınalar, bir insan olarak gözümüz kapalı yapabileceğimiz şeyleri zor bela gerçekleştirdiklerinde, hayretle karışık bir gülümseme ile alkışı patlatıyoruz.
Yapay zeka üzerine çalışan bilim adamları en büyük engellerinin taklit etme ve öğrenme gibi karmaşık fizyolojik yetenekleri makinalara kazandırabilmek olduğunu belirtiyorlar. Oysa sıradan bir insan olarak her birimiz her gün onlarca yeni şey öğreniyor, onlarca kişiyi, durumu, olayı taklit ederek hayatımızı devam ettiriyoruz. Peki ama bu nasıl oluyor?
Yüzyıllar önce doğmuş olsak ve gelecekten gelen birinin vasıtasıyla iki tekerli bir bisiklet görsek. Ve bu ilk görüşümüzde, bu kadar ince şeylerin üzerinde dengede kalmayı ve hatta üstüne üstlük bir de hızla ileriye doğru ilerlemeyi ancak sirkte yıllarca çalışmış bir ustanın en göz kamaştırıcı numarası olarak izleyebileceğimizi düşünürdük. Ama hayır. Alelade bir insanoğlu olarak o cambazlığı öğreniyor ve işin garibi bir süre sonra da nasıl oluyorda bu ucubenin üzerinde kalabildiğimizi bile düşünmez oluyoruz. Aynen yürümek, zıplamak, koşmak kadar doğal ve basit geliyor. Peki ya bir gün kendi üretimimiz olan makinalara bu bizim çok kanıksadığımız yetenekleri entegre edebilirsek?
Yazının Devamı »»
İlgili: araştırma, bilim, einstein, gelecek, geliştirme, ikinci dünya savaşı, manhattan projesi, teknoloji, yapay zeka