Yazan: Selim Yörük | 1 Yorum var
Firmaların yıl sonunda, bir sonraki yıl için ayırdıkları bütçeler arasında, pazarlama faaliyetleri hep en üst sıralarda yer alır. Ürünleri müşteriler ile buluşturmak, tanıtmak, doğru bir iletişim ve konumlandırma yaparak satışa dönüştürmek yegane amaçları olmuştur.
Bildiğimiz gibi pazarlama, yaşam tarzımız ve özellikle iletişim şekillerimiz ile çok yakından ilgili. Her dönem insanının yaşam ve iletişim şekilleri farklı ve her yeni gün gelişen teknoloji ile farklılaşmaya devam ediyor.
* BİZ DEĞİŞİYORUZ, PAZARLAMA YÖNTEMLERİ DE DEĞİŞİYOR
Bir önceki dönem şahane işleyen bir pazarlama stratejisi işlemez hale gelmiş olabiliyor. Bu nedenle pazarlama taktikleri de sürekli değişmeli ve gelişmek durumunda.
Bu değişim bolluğunun olduğu bir ortamda, pek tabii pazarlama departmanları için yatırımın geri dönüş verimi (ROI) her yeni yıl için kilit önemde oluyor. Dengeyi tutturabilmek ve minimum maaliyet ile maksimum gelir kazanmak için çeşitli yollar denenir.
Pazarlamada asıl amaç satışa yönlendirebilecek bir tanıtım yapabilmek olduğu için de firmalar her daim müşteriye ulaşabilecekleri mecraları, medyaları, özetle reklamı tercih ederler.
İletişim araçları ve reklam bu nedenle hep birbirininin ardından koşmuştur. Klasik bir tavuk yumurta ilişkisi.
Yazının Devamı »»
İlgili: cep telefonu, dergi, gazete, iletişim, internet, ntv, pazarlama, radyo, reklam, sosyal medya, televizyon, tonlakazan, youtube
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Şimdi size özgün yaratıcılığın had sahfada olduğu bir siteye yönlendirmek istiyorum; Sinek Kavanozu.
Pek sık karşılaşmadığımız türden tasarım eserleri sergilenmekte. Bir nevi sanal tasarım sanatları dergisi diyebiliriz.
Ayrıca bu derginin belirli bir kadrosu da yok. İsteyen herkes tasarım çalışmalarını site yetkililerine yollayabiliyor. Beğenildiği takdirde bir sonraki yayında yerini alıyor.

İlgili: dergi, sanat, sinek kavanozu, tasarım, yaratıcı
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Dergi okumak, o kaygan, parlak sayfalara dokunmak çok hoşuma gider. Fakat işim nedeniyle bilgisayar başında geçirdiğim aralıksız saatler bu zevkimi kısıtlıyor. İşimin dışına çıktığım zamanlarda dahi, motivasyonumu kaybetmemek, tekrar işe adapte olabilmek için kalkmıyorum monitör karşısından. Pek tabii kaçışları çok güzel buluyor insan beyni; “Dur şu belgeler yüklenene kadar biraz nette gezineyim“, “Aman şu kodu yazmadan kafamı toparlayayım, bir şeyler okuyayım” gibi.
Bu kaçışlarda, dergi okuma zevkimi tatmin etme amacıyla ilk baktığım sitelerden biri Moleschino. Onlar kendilerini dergi olarak tanımlamıyorlar ama ben öyle hissediyorum. Net üzerinde kolay kolay bulamayacağınız doyuruculukta yazılar üretiyorlar. Eski bir Moleschino yazarı olarak, içlerinde olduğum süre içerisinde ciddiyetle ve güçlü bir araştırma güdüsü ile yazdıklarına şahit oldum. Herhangi bir ticari beklentileri olmaksızın (ki bu yönde gelen teklifleri de geri çeviriyorlar) bu derece ciddi ve kaliteli iş çıkarmaları takdire şayan.
İlgili: araştırma, blog, dergi, moleschino