Hayatınızı canlı yayınla tüm dünyayla paylaşmak ister miydiniz?

Yazan: Selim Yörük | 2 Yorumlu

Jim Carrey‘in oynadığı, 1998 yapımı, Truman Show adlı filmi izleyenler bilecektir, filmin ana konusu -hayali- bir televizyon programıydı. Program, doğumundan itibaren, yaşamının her saniyesi etrafındaki milyonlarca kamera tarafından kaydedilen Truman adlı bir kişinin hayatından oluşuyordu.

Senaryoya göre, kaydedilen bu görüntüler canlı olarak tüm dünya ile paylaşılıyordu ve program adeta bağımlılık yaratmıştı. İnsanlar Truman’ın hayatını bir dizi gibi izliyorlardı. İşin garip tarafı ise Truman bir kurgu ürünü olduğunu, hayatının her aşamasının ancak bir dizi sahnesi kadar gerçek olduğunu ve yaşamının her dakikasının canlı olarak yayınlandığının farkında değildi.

Truman Show adlı bu film tam anlamıyla “post-modern” medyaya yönelik, ironik bir eleştiriydi. Eğer filmin yazarı Andrew Niccol‘a bu kurgunuz gerçek olacak deseydik pek garip karşılamazdı sanırım.

justin-tv.jpg

İşte Justin.tv, abartısız Truman Show’un İnternet’e yansımış şekli. Tek farkı hayatı kameralara alınanlar bu eylemden haberdar.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , ,

26 Temmuz, Perşembe , 2007

Kendimi eleştirmem işe yaramıyor. Rica etsem, bana yardımcı olur musun?

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Beni kritize et, Mehmet Doğan tarafından düşünülmüş, santradan sonra ilk kez Nahnu‘nun topa pas amacıyla dokunmasıyla başlayan bir bloglar arası paslaşma dalgası.

Bu paslaşma tam benlik. Eleştirilmek, beni dışarıdan gören gözlerin sözlerini dinlemek bana garip bir his yaşatıyor. Çok önemsiyorum. Bazen içlerinde küfür dahi olsa, küfürü oluşturan sebepleri görmeme neden olduğu için kendi açımdan yararlı oluyor diyebilirim. Mesela Anafikir.com’a günde belki onlarca küfürlü yorum geliyor. Birçoğu bulduğu içerikten memnun değil, bazıları da direk bana küfrü basıyor : ) Bazıları küfrün arkasında bir neden aramak için fazla anlamsızlar, bazıları ise düşünrücü olabiliyor. Bu yüzden bu paslaşmayı ben çok önemsiyorum. Ve her blog yazarının da önemsemesi gerektiğini düşünüyorum. Bedavadan eleştiri işte. Ne güzel bir şeydir bu böyle : )

Neyse ki topun bana ulaşması uzun sürmedi. Sanırım bir süre sonra sahada birden fazla top olduğu için sahanın farklı köşelerinden bir pas ve bir orta aldım. Şimdi biri kafama diğeri de pek becerikli olmadığım sağ ayağıma doğru geliyor. Niyetim birine uçan kafa atmak diğerine ise gelişine yarım vole vurmak.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , , , , , , , , ,

16 Mart, Cuma , 2007

Reklam blogları üzerine

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Biraz sert bir giriş olacak ama Türkiye’deki reklam üzerine yoğunlaşan çoğu blog’u yeterli bulmuyorum. Bu beyanat haddini aşmış bir yorum olabilir. Ya da “Kardeşim, beğenmiyorsan kendin yap da görelim” tepkisi alabilir ama düşüncelerim hala aynı.

Pek tabii, aynı kategorideki, içeriğinin doyuruculuğu ile göz dolduran reklam bloglarının sahipleri yaptığım bu sivri çıkışa bozulmayacaklardır. Onlardan pek az var, şimdi tek tek parmakla gösterip “Hani ben? Benim neyim eksik! Sen kendini ne sanıyorsun?” gibi bir problem yaratmak istemiyorum. Zaten onlar kendilerini biliyorlardır.

Bu yazı ile yapmaya çalıştığım var olan reklam bloglarının pozitif özelliklerine “Zaten olmalısın” deyip, tam hakkını vermeden es geçip, negatif özellikler üzerine yoğunlaşıp, pozitife dönmesi için bir kamçı olmak. Bunun reklam bloglarının daha iyiye gitmesi için özlemimi belirtmek olarak kayda geçmesini istiyorum. Çünkü, son zamanlarda bu konuda beslenme arzum ve görüş değiş-tokuşu isteğim bir hayli artmış durumda. Ve bu konuda akademik eğitim almış kişilerin yerinde yönlendirmelerinin benim gibi bu sektöre ilgi duyan kişilere oldukça yararlı olacağını düşünüyorum.

Evet, reklam bloglarımızın birçoğu dünya çapındaki örneklerinden pek nadide “özet görüntüler” geçiyorlar ve bizi, tanıttıkları işlerin asıl yayınlandığı kaynakları arayıp bulma zahmetinden kurtarıyorlar. Beğenilen, takdir gören işleri bize sunuyorlar. Fakat, zaten bu kategorinin sıkı takipçilerinin çoğu, o kaynaklardan haberdarlar. Şahsen, yurt dışından derlenen ve “Bakın, bu ne güzel bir işmiş” mesajından çok daha detaylı ve derin olması gerektiğini düşünüyorum.

Yazının Devamı »»

İlgili: , ,

14 Temmuz, Cuma , 2006



Eğlenen & Sunan

© Takipte.com - Yıldızları takip et! | Selim Yörük | Wordpress-TR