Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Bir ürünü pazarlamanın en vurucu noktalarından biri “ihtiyaç yaratmak“tır. Yani, o güne kadar bir eksikliğini hissetmediği bir ürünle karşılaşan tüketiciye satış yapabilme becerisinden bahsediyorum.
Bu tür bir satışı, ürününüzün kalitesiyle ya da fiyatının makul oluşu ile yapamazsınız. Sudan ucuz da olsa, eğer tüketicinin işini görmeyecek, hayatında bir eksiği kapamayacak bir ürünü gözünün önüne de koysanız, markette kocaman ürün kuleleri yapsanız da işe yaramaz. Görmez.
Benim bu güne kadar hiç salça ya da ruj almamış olmam gibi.
Ama öyle ürünler vardır ki, bilinirliği bir şekilde size ulaştığında, algınızda olmayan bir ihtiyacı yaratır ve kafanızda, ona sahip olmak için karşı koyamacağınız, kuvvetli bir istek yaratır.
Bu tarz ürünler size geleneksel yollarla ulaşmazlar. Bir televizyon reklamı ile tanışmazsınız onunla. Marketteki göz alıcı ambalajı ya da vitrinde gördüğünüz %50 ibaresi değildir sizin dikkatinizi çeken.
Yazının Devamı »»
İlgili: ezgi genç, friendfeed, ihtiyaç, le petit yubbié, pazarlama, reklam
Yazan: Selim Yörük | 1 Yorum var
Yaklaşık 3 yıl önce yazmış olduğum “Komik videolardan YouTube’e” başlıklı yazıda da biraz bahsetmiştim, YouTube izleme alışkanlığımızı küçük hamleler (yorumla, paylaş, yayınla) ile değiştirmiş ve “video” kelimesi ile ilk çağrıştırılan marka olmayı başarmıştı. Yani kola deyince Coca-Cola’nın aklımıza gelmesi gibi (Bkz: Markanın malzeme adı gibi benimsenmesi)
Basit ama daha önce denenmemiş, iş gören değişikliklerle pazara giren her markanın başaryı yakalaması oldukça umulası. Benzer bir örneği SlideShare için de verebiliriz.
Eskiden dökümanları paylaşmak için e-postadan ya da zipleyip sitemize koymaktan daha verimli bir yöntemimiz yoktu. O da “ekte” ve “indir” deme zorunluluğuyla. Yani ancak bu kadar verimliydi. Sınırlı sayıda insanla paylaşabiliyor idik, tam bir işkenceydi.
SlideShare ne yaptı? “Dökümanlarını (.doc, .txt), sunumlarını, PDF’lerini ve hatta Excell’ini bana yükle. Ve gerisini unut” dedi. Sanki dökümanlarımızı sihirli bir kutudan geçiriyor ve sonrasında hem bir linkte herkesin görebileceği şekle sokuyordu. Hem de kendi sitelerimizde, bloglarımızda tüm işlevleriyle görünebilir eklenebilecek şekle büründürüyordu. Tek kelimeyle ilaç!
Yazının Devamı »»
İlgili: bilgi zehirlenmesi, forum, friendfeed, google reader, information overload, rss, slideshare, sosyal network, video, youtube
Yazan: Selim Yörük | 4 Yorumlu
Tanışmamış olanlar için FriendFeed‘i bir kişisel içerik takip modülü olarak tanımlayabiliriz. Ürettikleri içeriğe değer verdiğiniz arkadaşlarınızı, blogları, servisleri ve arkadaşlarınızın o servislerdeki aktivitelerini tek merkezden takip edebileceğiniz bir servis.
Eğer sistematik bir yöntem izlemezseniz FriendFeed bir süre sonra kaçtığınız şeye dönüşebiliyor. Yani FriendFeed’i kullanmak isteme amacınıza ters düşen bir şekilde yine eskisi gibi, farklı farklı sitelerde gözünüzün önünden akan ve hiçbir zaman hepsine yetişemeceğinizi kabullenmek zorunda kaldığınız, sevimsiz bir ruh haline bürünebiliyorsunuz.
İşte Serdar Kuzuloğlu da bu konuya değinmiş. FriendFeed takip listesinde yüzlerce kişi olan kullanıcıların nasıl bir verim aldığını sorgulamış;
FriendFeed’de 100′den fazla kişiyi takip edenler var aramızda. Bunu nasıl yapıyorsunuz? Yani cidden 400 kişinin bütün akışını satır satır takip ediyor musunuz? Bilmediğim bir teknik varsa paylaşmanızdan memnun olurum. Kategorilere ayırmış olsam da 24 kişiyi dahi takip etmekte zorlanıyorum.
Bana kalırsa, FriendFeed’i kullanmanın en verimli yöntemi anlamlı, işinizi kolaylaştıracak takip grupları oluşturmak. Bu listeler “önem sırası“na göre oluşturulursa sorun büyük ölçüde çözülmüş oluyor.
Yazının Devamı »»
İlgili: enjit, friendfeed, google reader, gtalk, içerik, last.fm, msn, rss, serdar kuzuloğlu, sosyal medya, trendler, twitter
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
2004′ten beri dedikodu olarak konuşulmakta olan Google’ın kendi ürünü olan bir İnternet tarayıcısı (browser) üretmesi gerçeğe dönüştü; Chrome
Önce ortaya digital bir karikatür dergisi çıktı. Google’ın yeni tarayıcısından bahsediyordu. Birçokları bu delilin bile bir şaka (hoax) olduğunu düşündü.
Saatler sonra Google’ın resmi blogu ilk kez Chrome’dan bahsetti. Google’ın tarayıcı işine taze bir soluk getirme planlarından bahsediyor ve “yarın” (geçtiğimiz Salı) ilk sürümü deneyebilirsiniz deniyordu. Yarın…
Yazının Devamı »»
İlgili: browser, friendfeed, google, google chrome, lansman, video
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Daha fazlasını isteyenler FriendFeed‘deki Typography odasını mutlaka takip etmeli.
İlgili: friendfeed, typography