Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Neredeyse her akıma eğilimli olan medya kuruluşlarında çalıştı Ruşen Çakır. Onlarca kitap yazdı.
Burada gayet başarılı olan web sitesinden bahsetmek istiyorum. Yukarıda özetlemeye çalıştığım biyografisine ulaşabilir, çeşitli yazılı medya kuruluşlarında yayınlanmış olan makalelerine, kitapları hakkında detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.
Makaleleri öyle sadece zaman sırasına göre sıralanmış değil. Yazının konusunu özetleyebilen çeşitli kategorilere ayrılmış. Kategorilerle sınırlı kalmamış, yazılan medya kuruluşlarına göre ayrılmış ve hatta iç ve dış medya kuruluşlarında yayınlanmış olan yazılarına kadar gayet verimli bir kategorizasyon söz konusu.
Terimsel bir detay, kategorilere özel sabit linkler olmaması, form gönderilerinde “post” yerine “get” kullanılması biraz kısıtlayıcı olmuş. Formlar Post’a çevrilmiş olursa yazıları daha erişebilir, arkadaşlarımızla paylaşılabilir olur.
Tasarımı açısından çok bir şey vaad etmeyen ama işlevselliği ile bir yazarın sitesine göre hayli doyurucu olan bir site oluşturmuş olduğu için tebrik ediyorum.
İlgili: kitap, makale, ruşen çakır, yazar
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Kitap okumayı ve kitap ile ilgili her türlü aracı, gereci, saman kağıdın kokusunu, parmağınızı satır üzerinde gezdirirken hissettiğiniz küçücük baskı kabartmalarını sevenlerden misiniz? Eğer cevabınız evetse, size yüzünüzü gülümsetecek yeni bir gelişmeden bahsedeceğim.
Yanda gördüğünüz bir kitap ayracı. Ama bildiğiniz, normal bir kitap ayracı değil, adı Fikir Ayracı. Pek sevdiğim arkadaşım Onur‘un fikri ve eseri : )
Farklılık başlıkta da belirtmeye çalıştığım gibi bildiğimiz kitap ayracının yaradığı “Hangi sayfada kalmıştım” sorununa çözüm olmakla kalmıyor, hangi satırda kaldığınızın bilgisini tutuyor.
Bu nasıl oluyor? Kırmızı satırı görüyorsunuz değil mi, yandaki Onur’un ayracında işte o satırı gösteren bir çubuk var. Bu çubuk hareket ettirilebiliyor. Böylece artık acil bir işiniz çıktığında “Aman şu sayfayı da bitirseydim, şimdi tekrar okuyacağım zaman kafam karışacak, nerde kaldığımı unutacağım” sorunu yaşamayacaksınız.
Yani artık o sayfayı bitirmek zorunda değilsiniz. İsterseniz yalnızca üç satır okursunuz, isterseniz 5 satır kala bırakırsınız.
Tek yapmanız gereken, yukarıda bahsettiğim çubuğu kaldığınız satıra getirmek. Gayet işlevsel değil mi. Bence öyle. Afferin Onurcum : )
Ayrıca Onur’un ayracının solunda sayılar var görüyorsunuz. O tarafta da oynayabilen bir çubuk var. O da kitabı kaç gündür okuduğunuzu hatırlamanıza yarıyor.
Gerekli midir? Bence evet, “Yahu şuncacık sayfayı bu kadar günde mi okumuşum, biraz daha hızlanayım ben” hissiyatı yaratabilir çünkü : ) Daha hızlı okur, böylece kısa zamanda daha fazla bilgi absorbe etmiş olursunuz : )
Bir dip not. Onur bu Fikir Ayracı’nın patentini de almış; Patent no: 2006/06182. Ayrıca da Fikir Ayracı için bir blog açmış. Fikir Ayracı hakkında yazılar yazıp, yorumlar topluyor.
Çevremde Onur gibi arkadaşlarımın olması çok hoşuma gidiyor. Fikri yalnızca beyninde oluşturan ve bir süre sonra da söndüren birçok insandan ayrılıp harekete geçmiş ve aktivasyon almış. Yalnızca bu yüzden bile benden büyük bir alkış alıyor Onur.
Şahane bir fikriniz olması yeterli değil. Önemli olan bu fikri hayata geçirebilmek. En azından fikrinizi gerçekleştirmek için küçük bir adım atın. “Ahh ulan, ben bu fikri düşünmüştüm” hissiyatı hiç yarar sağlamaz. “Düşünmüştüm” dediğiniz fikri gerçekleştiren ile aranızdaki tek fark, onun ilk adımı atmaya karar vermiş olması bence.
İlgili: blog, kitap, kitap ayracı, onur yüksel, patent, yeni fikirler
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Serdar Öner bir pazarlamacı. Onu blogundan tanıyoruz. Bu yazıya konu olmasının nedeni de blogu.
Serdar blogunda kaleme almış olduğu yazıları derlemiş, toparlamış, en beğendiklerini seçmiş ve bir kitap haline getirmiş. Blog kültürüne tamamiyle uyan bir paylaşımcı hareketle bu kitabını hepimizle paylaşmış.
PDF formatındaki bu kitabı buradan indirebilirsiniz.
İlgili: blog, kitap, pazarlama, serdar öner
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Delicesine okumak isteyip de, bir türlü kitap beğenemediğiniz oldu mu? Veya bir kitabı sonuna gelene kadar “belki bir sayfa sonra beni sarmaya başlar” diyerek kendinizi okumak zorunda hissedip o en değerli varlığınız olan zamanınızı boşa mı harcadığınız oldu mu? Yoksa hep şansınıza mı güvendiniz?
Kitap Blog bu sorununuzda yardımcı olmak için gönüllü bir oluşum. “Bizi ısıran ve bizi sarsan kitapları okumalıyız. Okuduğumuz kitap kafamıza balyoz indirmiş gibi bizi uyandırmıyor ise, neden okuma zahmetine girelim ki?“ diyerek size beğenebileceğinizi düşündükleri kitapları tavsiye ediyorlar.
Ayrıca “Ben çok beğendim. Mutlaka okunmalı” dediğiniz kitaplar hakkında yaptığınız incelemeleri de sitelerinde yayınlıyorlar.
İlgili: blog, kitap, kitapblog
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Tepkili olmak, asabi olmak, Okan Bayülgen olmak hep ilgi çeker. Bu ilgi benzer tavırlar doğurur çoğu zaman. Başlıkta bahsi geçen projenin de altında yatan bu güdüler.
New York’taki birçok reklam panosu ve tabii ki reklam verenler bu projeden müzdarip. Projeyi yürüten arkadaşlardan bazıları panolara boş konuşma balonları yapıştırıyorlar ve canı çekenin o balonları doldurmasını sağlıyorlar. Birçok ilginç sonuç çıkıyor ortaya.
İşte bunlardan bir tanesi; Yazının Devamı »»
İlgili: kitap, new york, okan bayülgen, proje, reklam, the king of queens