Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Kaiser Chiefs adlı müzik grubu son yılların en akıllıca albüm pazarlama methodunu gözümüzün önüne serdi. Birazdan anlatacağım : ) Önce, buralara nasıl geldik oradan başlayayım.
Müzik parçalarının dijitalleştiği gün, müzik sektörü büyük bir şaplak yemişti suratına. Önce Napster, sonra da diğer paylaşım mecralarıyla (Rapidshare, Torrent vb.) en yeni albümlere ulaşmak çocuk oyuncağı oldu.
İllegal olan “indirme” öyle bir normalleşti ki, para verip fiziksel albüm alanlar “salak” damgası yedi.
O günden bu yana sektörün içindeki profesyoneller ağızları açık olanları izliyorlar. Her geçen gün ceplerine giren azaldıkça da daha az yatırım yapıyorlar, kaliteye eskisi kadar önem vermiyorlar.
Yazının Devamı »»
İlgili: internet, kaiser chiefs, konser, kullanıcı deneyimi, mp3, müzik, napster, pazarlama, radiohead, rapidshare, sosyal medya, ticari model, torrent, yaratıcılık
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Ürünler kullanırız, hataları da olur. Bu doğaldır. Hele yazılım ürünleri gibi kısıtlı bitirme zamanları ile çalışılan kategoriler için.
Hata ekranları ürünlerin doğal akışlarında karşılaşılmasının öngörülmediği yerlerdir çoğu zaman. Yani bir yazılım ürünü geliştirirken, önce kullanıcının normal kullanım deneyimlerini çizersiniz. Hatalar ve kötü kullanımlar (fraud-case) ürünün tamamlanması sırasında gündeme gelir çoğu zaman.
Bu method aslında oldukça sakıncalı. Bana sorarsanız en önemli kısımlar, beklenilmeyen durumlarda kullanıcıyı neyle karşı karşıya bıraktığımız.
Şu bir gerçek; kullanıcının ürününüz ile ilgili en mutsuz olduğu anda karşısına çıkar hata ekranları. Aynı zamanda bir fırsat anlamına da geliyor bu. Yani ürünü kullanacak kişilerin en mutsuz olabileceği zamanları öngörebileceğiniz, altın değerinde bir bilgi var elinizde.
Yazının Devamı »»
İlgili: dijital, hata, hikaye, korsan, kullanıcı deneyimi, microsoft, para, tasarım, windows, yazılım
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Duymuşsunuzdur, bundan 2 yıl önce CBS Last.fm‘i satın almıştı. Yani dünyanın önde gelen medya şirketlerinden biri.
Oysa Last.fm, 2002 yılında, Londra’da bir ofiste start-up olarak başlamıştı. Kısa bir sürede İnternet aleminin en sevilen müzik servislerinden biri olmuştu.
Uluslararası bir şirket bu küçük start-up’u alınca birçok farklı yönelimde bulundu. Kurucularının felsefesine uymayan kararlar da bunlara dahildi büyük ihtimal ama sanırım söz geçiremediler.
Last.fm önce, reklam alamadıkları ülkelerde radyolarını ücretsiz üyelere kapadılar. Kullanıcılarından büyük bir tepki topladılar. Herkesin sevimli alışkanlığı olan Last.fm, paragöz bir siteye dönüşüvermişti kullanıcılarının gözünde.
Daha sonra Techcrunch, Last.fm‘in kullanıcılarının gizli bilgilerini CBS tarafından pazarlanmasına izin verdiğini, gizlice farklı firmaların kullanımına açtığı iddiasını yayınladı.
Yazının Devamı »»
İlgili: cbs, kullanıcı deneyimi, last.fm, medya, müzik, sosyal network, start up, ticari model
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
İnternet Explorer 6‘dan neden vazgeçmiştik? Hantal, sorunlu, çirkin ve “kişiselleştirme” ile uzaktan yakından ilgisi yoktu. İlgilenmiyordu belki de. Çünkü pazar payının %90′ının üzerinde bir sahiplik oranı ile günlerini geçiriyordu.
Daha sonra Firefox geldi. Çıktığı dönemde tarayıcı pazarına devrimsel denebilecek yenilik ve özelliklerle girmişti. Oldukça etkileyici bir kullanıcı deneyimi yaşatıyordu.
Firefox‘u kullanan herkes bilir. O sadece “Firefox” adlı bir İnternet tarayıcısı değildir. Kullandıkça sizin tarayıcınız olur, size özeldir.
Eklentileri o kadar çekicidir ki kurmadan, kullanmadan, kişiselleştirmeden edemezsiniz. Ama tam da burada bir çapraşıklık ortaya çıkıyor.
O, sizin tarayıcınız oldukça yavaşlar. Bir süre sonra, birçok şeye daha geç cevap verir olur, hep 3. parti olarak Firefox içine entegre ettiğiniz, kurduğunuz eklentiler nedeniyle.
Bazılarımız bu yavaşlığın Firefox’un suçu olmadığını bilir, kıyamaz. Bazıları da kimin suçu olduğuyla ilgilenmeksizin, kullandığı tarayıcının isteklerine yeterince hızlı, yeterince sağlıklı cevap vermediğini düşünmeye başlar.
Sonuçta, Firefox’u diğer geleneksel tarayıcılardan ayıran en önemli özelliği başına dert olur. Onun yavaş olduğu izlenimine neden olur. Ne üzücü bir çapraşıklık…
Yazının Devamı »»
İlgili: 3g, apple, bilgi mimarisi, cep telefonu, facebook, firefox, google, google chrome, kullanıcı deneyimi, mms, pazarlama
Yazan: Selim Yörük | 6 Yorumlu
Daha önce “Web sizi anlayacak, çok yakında” başlıklı yazıda Powerset ve Semantic Web‘den bahsetmiştim. Dijital verilerin ve medyanın anlamlandırılması açısından oldukça heyecan verici bir eğilim Semantic Web.
Powerset bu eğilimin öncülerinden ve belki de en ünlülerinden oldu. Semantic Web kelimesinin tanımından sonra “Ve Powerset bununla ilgili derin araştırma ve geliştirmeler içinde” cümlesi takip ederdi.
Geçtiğimiz yıl, Techcrunch40‘da adından bir hayli söz ettirmiş, ilgileri üzerine çekmeyi başarmıştı.
Tüm dijital dünyanın, “Hmm, neler olacak bakalım” diye düşünüp, merakla beklediği Powerset yakın zamanda, yalnızca Wikipedia makalelerini arayan şekli ile açıldı.
Bana sorarsanız affedilemez bir hata ile yaptı bu açılışı. Nedir bu hata?
Yazının Devamı »»
İlgili: 4play, arama motoru, google, konumlandırma, kullanıcı alışkanlıkları, kullanıcı deneyimi, pazarlama, powerset, semantic web