Coco-Star Viral Pazarlama Kampanyası (41? 29!)

Yazan: Selim Yörük | 3 Yorumlu

Geçtiğimiz yazılarda, genel olarak ülkemizde pazarlama kavramının pek yanlış anlaşıldığını ve bu yüzden uygulama şekillerinin ve örneklerinin de maalesef pazarlamanın asıl amacına nasıl hizmet edemediğinden bahsetmiştim defalarca 1, 2

Fakat diğer yandan da sevindirici gelişmeler de olmuyor değil. Örneğin artık birçok büyük firma pazarlamanın ve yöntemlerinin artık değişmesi gerektiğini kabul edip interaktif pazarlama tekniklerini kullanmaya sıcak bakmaya başladılar.

Şu an için sadece “sıcak bakmaya başladılar” diyebiliyorum çünkü halen pazarlama departmanlarının en başındaki insanlar TV reklamını vazgeçilmez ve pazarlamanın vardığı en son nokta olarak görüyor maalesef ve öyle çok yanılıyorlar ki…

Oysa artık modern pazarlama kavramının getirdiği birçok yeni taktikler var. İşte, daha önce Advergaming ile ilgili yazıda bahsettiğim Alemşah ve ekibinin (41-29) bu taktiklerin birçoğunu kullanarak kurguladığı, ülkemizde ender rastlanan türden bir pazarlama kampanyasından bahsetmek istiyorum; Yaman Gezgin Kayboldu

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , , ,

17 Mayıs, Cumartesi , 2008

Aptalca bakmakla başlayalım mı?

Yazan: Selim Yörük | 7 Yorumlu

Alışkanlık insanoğlunun hayatını beyin sağlığını kaybetmeden sürdürülebilmesini sağlayan en önemli özelliklerinden biri. Örneğin içeride pür dikkat çalışırken dışarıda bir kazı çalışması başlar, ilk dakikalarında sizi çıldırtacak gibi olur, “Tam da sırası!” dersiniz. Ama daha sonra, öyle bir an gelir ki, dışarıdan ses gelip gelmediğinin bile farkında olmazsınız. Ama kazı çalışması ve delirtici gürültü hala oradadır. Duymayız, ya da daha doğrusu duyumsamayız.

Bir de şunu düşünün; birçoğumuz görmüştür, bir tanıdığınız evleniyor, düğüne gitmişsiniz. Son ses müzik, dans edenler, bağırışanlar, gülüşenler… Tam bir curcuna. Ama iki masa yanınızda, biraz önce dans pistinde arkadaşlarını kovalayan 5-6 yaşlarındaki minik güzel çocuk, annesi tarafından iki sandalyeyi bir araya getirilerek yapılan yatakta, üzerinde babasının ceketi, mışıl mışıl uyuyor.

Bir eve misafirliğe gidiyorsunuz. İnanılmaz keskin ve kötü bir koku ilk dakikalarda burnunuzu yakıyor. Kokunun kaynağını da bilmiyorsunuz ama dayanılacak gibi değil. Daha sonra sohbete dalıyorsunuz. Ve artık oda sanki hiç kokmuyor. İki dakika sonra bir arkadaşınız eve geliyor ve size “Bu ne koku böyle!” diyerek çaktırmadan burnunu kapıyor.

Şu an soluduğumuz havanın içerisinde milyonlarca bakteri ve virüsün uçuştuğunu birçoğumuz biliyor. Ya hasta olursak, bir anda kanser oluverirsek?

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , , , , , , ,

28 Mart, Cuma , 2008

Lost ve örnek gösterilecek bir pazarlama stratejisi

Yazan: Selim Yörük | 1 Yorum var

“4 8 15 16 23 42″ nedir bu sayılar? Şimdilik kimse kesin olarak bilmiyor. Üzerine birçok tahmin yapılıyor ama hiçbiri anlamlarını net olarak açıklayamıyor.

Bu sayılar Lost adlı bir televizyon dizisinde geçen esrarengiz sayılar. “Bir sayı dizisi ne kadar esrarengiz olabilir ki” demeyin. Doğru kurgulanırsa, akıllıca pazarlanırsa pek ala oluyor. Lost bunun muhteşem bir örneği.

lost.jpg

Lost, ilk bölümü 2004 yılında ABC kanalında yayınlanmış bir dizi. Yayınlandığı ilk günden bu yana dünya çapında milyonlarca fanatik kazanandı ve hızla kazanmaya devam ediyor. Bugün, 3 sezonun ikinci yarısı ile 3 aylık uzunca bir aranın ardından tekrardan takipçileriyle buluşuyor.

Basit bir dizi olmanın dışına taşan Lost, gerçek hayatla akıllıca bağıntılanmış kurgusu ile, tüyleri ürperten gizemi ve her bölüm sonrasında arkasında bıraktığı merak tohumlarıyla bir fenomen haline geldi.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , , , , , , ,

7 Şubat, Çarşamba , 2007



Eğlenen & Sunan

© Takipte.com - Yıldızları takip et! | Selim Yörük | Wordpress-TR