Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
80’li yılların çocuklarının ortak bir özelliği midir bilmiyorum ama tanıdığım birçok arkadaşım geçmişi anmayı, çocukluğunu hatırlamayı çok sever. Buruk bir gülümseme ile anlatır kendi çocukluğu, çocukluk alışkanlıklarını.
Anafikir.com’da ben de zaman zaman bahsetmişimdir. Daha önce burada bahsetmiş olduğum Moleschino‘da Hakan Uygun çok hoş bir yazı kaleme almış eski çocukluk oyunlarımız ile ilgili.
Çok merak ediyorum, acaba günümüzün çocukları da kendi geçmişlerinizi bizim seksenleri andığımız gibi anacaklar mı? Mesela “3 yaşında bilgisayar kullanmasını öğrendim. Sabahlara kadar bilgisayar başında olurduk, ne güzel” gibi cümleler kurulacak mı?
İlgili: çocukluk oyunları, moleschino, seksenler
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Dergi okumak, o kaygan, parlak sayfalara dokunmak çok hoşuma gider. Fakat işim nedeniyle bilgisayar başında geçirdiğim aralıksız saatler bu zevkimi kısıtlıyor. İşimin dışına çıktığım zamanlarda dahi, motivasyonumu kaybetmemek, tekrar işe adapte olabilmek için kalkmıyorum monitör karşısından. Pek tabii kaçışları çok güzel buluyor insan beyni; “Dur şu belgeler yüklenene kadar biraz nette gezineyim“, “Aman şu kodu yazmadan kafamı toparlayayım, bir şeyler okuyayım” gibi.
Bu kaçışlarda, dergi okuma zevkimi tatmin etme amacıyla ilk baktığım sitelerden biri Moleschino. Onlar kendilerini dergi olarak tanımlamıyorlar ama ben öyle hissediyorum. Net üzerinde kolay kolay bulamayacağınız doyuruculukta yazılar üretiyorlar. Eski bir Moleschino yazarı olarak, içlerinde olduğum süre içerisinde ciddiyetle ve güçlü bir araştırma güdüsü ile yazdıklarına şahit oldum. Herhangi bir ticari beklentileri olmaksızın (ki bu yönde gelen teklifleri de geri çeviriyorlar) bu derece ciddi ve kaliteli iş çıkarmaları takdire şayan.
İlgili: araştırma, blog, dergi, moleschino