Schhh yetişkinler, beni içkinizden eksik etmeyin

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Markalar kendi başlarına varolabilen olgular olmaktan çoktan çıktı. Yani “Üret ve sun, işte markan budur” cümlesi çok eskidi. Artık her markanın bir hikayesi ve temsil ettiği bir “sıfat” olmak zorunda.

Örneğin Apple, teknoloji, telefon ya da bilgisayar üreten bir marka değil; satın aldığınızda size statü enjekte eden bir enjektör.

Absolute sizi sarhoş eden bir içki değil, içtiğinizde eğlencenin merkezine ışınlayan bir ilaç.

Nescafe bolca kafein içeren bir kahve markası değil, o kırmızı bardağını elinizde tuttuğunuzda, size sohbet ve arkadaşlık hediye eden bir mucize.

Coca Cola şekerli ve gazlı bir sıvı değil, size gençliği veren bir iksir.

Nike spor ürünleri üreten bir marka değil, sizi zinde, dinamik ve özgür kılan bir ekipman.

Hummer 4 çeker bir araç değil, kanınıza güç, otorite ve saygınlık katan bir serum.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , , , , , , , ,

16 Ekim, Perşembe , 2008

Dünyanın en tanınan logosunu 35$’a yapar mısın?

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Marka Cini, Nike‘ın logosununun 35$’a bir üniversite öğrencisi tarafından üretilmiş olduğundan bahsetmiş. Daha önce merak edip, bir nebze de olsa bilgi topladığım bu konuyu biraz daha açayım istedim.

Nike’ın kurucusu Phil Knight 1971 yılında firmasına ek gelir olması için -ki düşünün kendi kendine zor yeten bir firma imiş o zamanlar (Adı da o zamanlar Blue Ribbon Sports imiş)- Portland Üniversitesi‘nde muhasebe dersi vermekte iken tanıştığı grafik tasarım öğrencisi Carolyn Davidson‘a, kısa bir süre sonra firması için Japonya’dan gelecek ziyaretçilerine gösterebilmek üzere kendisine bir logo üretimesini ister. Ve Carolyn çok kısa bir sürede aralarında Nike’ın ünlü, hareketi, dinamizmi ve akıcılığı çağrıştıran, “Swoosh” adı verilen logosu da bulunan çalışmalar üretmiş.

Üniversiteden mezun olduktan sonra Carolyn Davidson Nike için ilanlar, broşürler, posterler, kataloglar tasarlamaya başlar. Fakat Nike’ın hızla büyümesi nedeniyle tek kişilik bir tasarım firmaya yetmez ve bir reklam ajansı ile anlaşır. Böylece Carolyn Davidson’un Nike ile ilişkisi kalmaz.Fakat 1983 yılında Carolyn Davidson bir telefon alır. Phil Knight onu bir öğle yemeğine davet eder. Yemekte Carolyn’i süprizler beklemektedir. “Swoosh”lu bir elmas yüzük, bir sertifika ve açıklanmayan oranda Nike hissesi.

Bu Nike tarafından anlatılan bir hikaye. Ne kadarı doğrudur bilinmez. Ama gördüğünüz gibi markanın tabanını ve sağlam tarihini bu ilginç hikaye ile desteklemek gayet mantıklı. Varsın sahte olsun hikaye. Ne farkeder ki? Bakın yine de dillerimizde. Amaç da bu değil miydi?

İlgili: , , , , , ,

25 Kasım, Cumartesi , 2006



Eğlenen & Sunan

© Takipte.com - Yıldızları takip et! | Selim Yörük | Wordpress-TR