Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Daha önce Açık Radyo’dan bahsetmiştim. Onlar “bağımsız ve yansız“ın Türkiye’deki örnek kuruluşlarından. Ne devlete bağlılar ne de herhangi bir siyasi kuruma. Yayınları da hiçbir siyasi düşünceye meğilli değil. Daha doğrusu tek bir siyasi görüşe meğilli değil : ) Çünkü kadrosu, Açık Radyo’da gönüllerince program yapan yüzlerce kişiden oluşuyor. Ve hatta sizin de bu programcılar arasına katılabilme şansınız var. Özgürlüğü de buradan geliyor.
Daha ziyade gönüllülük yapısında işliyor radyo. Ama bu sizin beklentilerinizi düşürmesin. Gerçekten harika programlar, tatlı sohbetler var kesintisiz olarak. Sabah akşam açık kalsa yeri : )
Kulaklarımıza yayılan bu güzel seslerin oluşmasında katkıda bulunan herkesi çok takdir ediyorum. Böyle güzel bir oluşumu bize armağan ettikleri için. Bir Türk olmaktan onur duyduğum aklıma geliyor Açık Radyo’yu dinlerken. Her nedense : )
Açık Radyo‘nun ayakta kalabilmesi için her yıl bir dinleyici destek projesi düzenleniyor, “Hep Birlikte Açık Radyo” adıyla. Bu yıl da bu proje 24 Şubat (yani yarın) 2007 tarihinde başlıyor. Bu hafta sonu boyunca dinleyicilerin radyoya olan maddi ve manevi desteklerinin artması amaçlanıyor.
Bu amaçla birçok kaliteli isim Açık Radyo’nun desteğine koşuyor her yıl birkaç saatlik canlı program yaparak. Bu yılki isimler ise şöyle;
Sezen Aksu, Mehmet Alapan, Erdal Alova, Rahman Altın, Coşkun Aral, Ruhi Ayangil, Erdil Yaşaroğlu, Selçuk Erdem, Okan Bayülgen, Fikret Bertuğ, Haluk Bilginer, Brazzaville, Bulutsuzluk Özlemi, Ata Demirer, Dolapdere Big Gang, Fuat, Gevende, Fuat Güner, Ha Za Vu Zu, Hümeyra, Kenan Işık, Şebnem İşigüzel, Nejat İşler, Hakan Kaya, Hülya Koçyiğit, Gisèle Köseoğlu, Mahşer-i Cümbüş, Modern Folk Üçlüsü, Mor ve Ötesi, Murathan Mungan, Gürkan Ortakale, Kudret Sabancı, Leman Sam, Ayhan Sicimoğlu, Burhan Şeşen, Gökhan Şeşen, Durul Taylan, Yağmur Taylan, Teoman, Arto Tunçboyacıyan, Necdet Yaşar, Uğur Yücel ve Derviş Zaim
Yani yok yok : )
Kısacası bu güzel oluşumun, Açık Radyo‘nun açık kalmasını istiyorsanız desteğinizi esirgemeyin.
İstanbul ve çevresindekiler radyolarınızın 94,9 frekansından diğer arkadaşlar da internet üzerinden Açık Radyo’yu dinleyebilir.
İlgili: açık radyo, ata demirer, dolapdere big gang, erdil yaşaroğlu, haluk bilginer, internet, okan bayülgen, radyo, selçuk erdem, sezen aksu
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Maalesef geçen yıl olduğu gibi bu yıl da “Makina” vaadettiği gün ve saatte başlamadı. Vaadedilen saatte ekran başına geçenler “Okan Bayülgen ile Makina bu akşam yayınlanmayacaktır” altyazısı ile karşılaştılar.
Söylentilere göre ertelemenin nedeni Okan Bayülgen‘in hazırlanan dekoru beğenmemesi imiş.
Bu nasıl bir ciddiyettir anlamış değilim. Takipçilerine yapılan bir ayıp bu. Ertelenmenin sebebi ne olursa olsun, Okan Bayülgen ilk programına bir “özür”le başlamak zorunda.
İlgili: kanal d, makina, okan bayülgen
Yazan: Selim Yörük | 2 Yorumlu
Okan Bayülgen ürünlerinde her zaman bir zeka pırıltısı, -en azından- her zaman bir farklılık göze çarpıyor. Bu yüzden takipçisi olduğumu belirtmeliyim.
Anafikir.com’daki Televizyon Makinası başlıklı yazıya gelen bir yorum şöyle diyor;
Sevgili Televizyon Makinası izleyicileri, Okan Bayülgen 11 Kasım 2006’da ismini Makina olarak değiştirdiği programıyla geri dönüyor.
Kanal D‘nin resmi sitesinde ise şöyle;
Okan Bayülgen ve ekibi yeni bir “Makina” yaptılar ve çalıştırmayı başardılar.11 Kasım Cumartesi gecesi “Makina” sezonun ilk programıyla ekranlarda! Hakkı Devrim’in de yer alacağı programda Medya Arkası, Tiyatro Makinası, Zaman Makinası, Öfkeli Kalabalık ve Mülayim Kalabalık adlı bölümler ile sokak röportajları, stüdyo dışı bağlantılar, canlı yayın konukları ve süprizler olacak.
(Sözde) Program 11 Kasım Cumartesi 00:00’da başlayacak. Fakat bir Türk televizyonları klasiği olan “Az sonra” ve “Reklam”lar ile en az 15-20 dakika sarkabileceğini de hesaba katmak gerekiyor.
İlgili: kanal d, makina, okan bayülgen
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Tepkili olmak, asabi olmak, Okan Bayülgen olmak hep ilgi çeker. Bu ilgi benzer tavırlar doğurur çoğu zaman. Başlıkta bahsi geçen projenin de altında yatan bu güdüler.
New York’taki birçok reklam panosu ve tabii ki reklam verenler bu projeden müzdarip. Projeyi yürüten arkadaşlardan bazıları panolara boş konuşma balonları yapıştırıyorlar ve canı çekenin o balonları doldurmasını sağlıyorlar. Birçok ilginç sonuç çıkıyor ortaya.
İşte bunlardan bir tanesi; Yazının Devamı »»
İlgili: kitap, new york, okan bayülgen, proje, reklam, the king of queens