Çevrimdışı hedef başarıyla vuruldu. Sektör temiz. Şimdi ateş etme sırası sizde!

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

serdar-kuzuloglu-1.gifÜlkemizde İnternet dışında, yaygın medyada bilişim gündemini takip edebilece kaynak pek azdır. Az bulunduğu için de bu kaynaklar değerlidir. Bu değerli kaynaklardan biri de, geçen yazımda bir bardak çay içmeye davet ettiğim Serdar Kuzuloğlu.

Evet yanlış duymadınız, yalnızca bir blog yazısını kullanarak, tanınmış birine çay içme davetinde bulundum. O yazıda da belirtiğim gibi bunu e-posta ortamında da dile getirebilirdim ama ben birazcık da blogların gücünü test etmek amacıyla böyle bir yola başvurdum. Neyse ki, sonuç başarılı oldu : )

Serdar Bey “Veni, vidi, vici” şeklinde bir yorum bırakarak bu davetten haberdar olduğunu belirtti. Ben önce, bu yorumun gerçekten Serdar Bey tarafından yapıldığına inanmayıp “Geldiysen üç kere tıkla” diyerek onay e-postası istedim : ) Çok geçmeden serdar@kuzuloglu.com adresinden “Selam” başlıklı bir onay iletisi alınca bu gerçeği kabullendim : )

Gerçekten Serdar Bey bu tepki süresi ile takdiri haketti. Pazar yayınlamış olduğum yazıya Salı günü cevap vermesi oldukça şaşırtıcıydı. İki gün… Aslında 2 gün sayılamaz. Ben yazıyı tam olarak 01/04/2007 19:27’de yazmışım. Serdar Bey de tam olarak 03/04/2007 02:42’de “Veni, vidi, vici” demiş.

Yani tam olarak 31 saat 15dk’da yanıtlamış. 1,5 günden bile az.

Bu sürenin içerisinde, yazı yazıldıktan sonra Google‘ın örümceklerinin gelip, bu yazıyı indekslemeleri ve yazının arama sonuçlarında yer alması gibi süreçler de var ki, bu şekilde hesaplarsak sanırım Serdar Bey’in tepki süresi 1 günün altında sayılır, saatlerle ifade edilebilir. Bu arada yazı Google’da “M. Serdar Kuzuloğlu” aramasında 5. sıraya yükselmiş, vay be : ))

Okyanus Ötesi‘nden tanıdığımız Türker Keskinpala, ilk yazıya yorum olarak güzel bir fikir getirdi;

Katılımcı bir sohbet olması için okuyucularından kendisine sormak isteyebilecekleri soruları sana göndermelerini isteyip, bir derleme yapabilirsin

Bence uygulanabilir ve yarar sağlayacak bir fikir. O halde neden gerçekleştirmeyelim.

Şu sıralar Serdar Bey ile görüşme tarihini ve yerini kararlaştırmaktayız. Görüşme tarihine kadar, Serdar Bey’e sormak istediğiniz sorular var ise iletebilirim. Pek tabii bu her birini sorabileceğim anlamına gelmiyor ama gerçekten sorulması gerektiğini düşündüğüm bir soru ise cevabı için Serdar Bey’i sıkıştırabilirim : )

Sorunuzu bu yazının altına yorum olarak bırakabilirsiniz. Şimdiden katılımınız için teşekkür ediyorum.

Buyrun, atış serbest!

İlgili: , , , , , , ,

3 April, Tuesday , 2007

Kendimi eleştirmem işe yaramıyor. Rica etsem, bana yardımcı olur musun?

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Beni kritize et, Mehmet Doğan tarafından düşünülmüş, santradan sonra ilk kez Nahnu‘nun topa pas amacıyla dokunmasıyla başlayan bir bloglar arası paslaşma dalgası.

Bu paslaşma tam benlik. Eleştirilmek, beni dışarıdan gören gözlerin sözlerini dinlemek bana garip bir his yaşatıyor. Çok önemsiyorum. Bazen içlerinde küfür dahi olsa, küfürü oluşturan sebepleri görmeme neden olduğu için kendi açımdan yararlı oluyor diyebilirim. Mesela Anafikir.com’a günde belki onlarca küfürlü yorum geliyor. Birçoğu bulduğu içerikten memnun değil, bazıları da direk bana küfrü basıyor : ) Bazıları küfrün arkasında bir neden aramak için fazla anlamsızlar, bazıları ise düşünrücü olabiliyor. Bu yüzden bu paslaşmayı ben çok önemsiyorum. Ve her blog yazarının da önemsemesi gerektiğini düşünüyorum. Bedavadan eleştiri işte. Ne güzel bir şeydir bu böyle : )

Neyse ki topun bana ulaşması uzun sürmedi. Sanırım bir süre sonra sahada birden fazla top olduğu için sahanın farklı köşelerinden bir pas ve bir orta aldım. Şimdi biri kafama diğeri de pek becerikli olmadığım sağ ayağıma doğru geliyor. Niyetim birine uçan kafa atmak diğerine ise gelişine yarım vole vurmak.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , , , , , , , , ,

16 March, Friday , 2007



Eğlenen & Sunan

© Takipte.com - Yıldızları takip et! | Selim Yörük | Wordpress-TR