Web 2.0 üreticileri potansiyel müşteri olabilir mi?

Yazan: Selim Yörük | 3 Yorumlu

Bazı pazarlamacılar sunumlarını izleyeme gelmiş, öğrenmeye, gelişmeye aç, girişimci olmak için yanıp tutuşan arkadaşlara şöyle derler; “Kendi işinizi mi kurmak istiyorsunuz? Öyle bir ürün geliştirin ki, hedef kitlesi herkes olsun“.

Bir anlamda bahsedilen, hızlı tüketim malları (FMSG) kategorisine dahil olacak bir ürün sunmak. Bu cümlenin altında yatan ana fikir, o kadar çok potansiyel müşteriniz olsun ki, ürününüzün pazarlanması ve tabi ki satılması daha kolay olsun.

Bence bu oturmuş pazarlar için hiç de doğru olmayan bir sav. Ve günümüzün üretim dinamiklerine baktığımızda da artık dünya üzerinde (fiziksel anlamda yatırım yapmaya imkan vermeyen koşullarda bulunan) bazı bölgeler hariç, pek öyle oturmamış pazar kaldığı söylenemez. Kısacası tavsiye edilenin oldukça eskimiş bir yöntem olduğu söylenebilir.

Günümüzün eğilimlerine bakıldığında, minimum sermaye ile kurulan ve oldukça ciddi başarılar sağlayan, fakat birçoğumuzun adını bile bilmediği girişimlerin birçoğu, özelleşmiş ve tercihleri anlamında oldukça daralmış (niş) küçük kitlelere hizmet vermekteler.

# SOSYAL MEDYA ÜRETİCİLERİ MÜŞTERİ OLUR MU?

Gelelim yazının ana konusuna; içerik üreten ve tüketen dijital kimliklerin kitlesine. Yani birçoklarının her fırsatta dile getirmeyi sevdiği gibi web 2.0 kitlesine. En doğrusu sosyal medyayı oluşturan kitle. İçerik üretme ve bu içeriği pazarlama “işi”ni yaparken kullanılacak bir ürün olsa (ki var zaten) satın alınır mı? Yani Web 2.0 üreticileri, iyi kazandıracak bir müşteri kitlesi olabilir mi?

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , , , , , , , , ,

26 Kasım, Çarşamba , 2008

Google falcı olursa

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Eğer izin vermişseniz ya da Google Desktop kullanıyor iseniz Google tüm aramalarınızı ve en çok ziyaret ettiğiniz siteleri, en çok beğendiğiniz arama sonuçlarını sizin için saklıyor ve size istatistiklerini sunuyor.

Bu durumun “gizlilik hakları” bakımından incelemesini başka bir yazıda yapmak lazım, bunu kendime not olarak düşüyorum ama şimdi web geçmişimin istatistiksel verilerini anlamlaştırmak istiyorum.

Öncelikle biraz sonra kullanacağım “Ego search” kavramını tanımlamak istiyorum; İsminizi, blogunuzu ya da takma adınızı arama motorunda aratmanın genel adı bu. Daha ziyade egosantirik insanların tavrı gibi dursa da, artık İnternet’teki yansımanızı görmenin en kolay yolu.

Eğer “ego search”ünüz 20 sonucun üzerinde değilse ya da sonuçların çoğunu üniversitenizin “açıklanmış notlar listeleri” kapsıyor ise İnternet’te hiçbir iz bırakamamışsınız demektir.

Bir de ek olarak, “ego search” sonuçlarınızı önemseyin çünkü artık neredeyse her firma, işe alım sürecinde biraz sonra görüşeceği adayların isimlerini arama motorlarında taratılıyor : )

Şimdi gelelim istatistiklerimize;

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , ,

24 Ağustos, Pazar , 2008



Eğlenen & Sunan

© Takipte.com - Yıldızları takip et! | Selim Yörük | Wordpress-TR