Kaiser Chiefs: Parçaları Seç, Sat, Kazan

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Kaiser Chiefs adlı müzik grubu son yılların en akıllıca albüm pazarlama methodunu gözümüzün önüne serdi. Birazdan anlatacağım : ) Önce, buralara nasıl geldik oradan başlayayım.

Müzik parçalarının dijitalleştiği gün, müzik sektörü büyük bir şaplak yemişti suratına. Önce Napster, sonra da diğer paylaşım mecralarıyla (Rapidshare, Torrent vb.) en yeni albümlere ulaşmak çocuk oyuncağı oldu.

İllegal olan “indirme” öyle bir normalleşti ki, para verip fiziksel albüm alanlar “salak” damgası yedi.

O günden bu yana sektörün içindeki profesyoneller ağızları açık olanları izliyorlar. Her geçen gün ceplerine giren azaldıkça da daha az yatırım yapıyorlar, kaliteye eskisi kadar önem vermiyorlar.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , , , , , , ,

3 Haziran, Cuma , 2011

İletişim Araçları ve Pazarlama İlişkisi

Yazan: Selim Yörük | 1 Yorum var

Firmaların yıl sonunda, bir sonraki yıl için ayırdıkları bütçeler arasında, pazarlama faaliyetleri hep en üst sıralarda yer alır. Ürünleri müşteriler ile buluşturmak, tanıtmak, doğru bir iletişim ve konumlandırma yaparak satışa dönüştürmek yegane amaçları olmuştur.

Bildiğimiz gibi pazarlama, yaşam tarzımız ve özellikle iletişim şekillerimiz ile çok yakından ilgili. Her dönem insanının yaşam ve iletişim şekilleri farklı ve her yeni gün gelişen teknoloji ile farklılaşmaya devam ediyor.

* BİZ DEĞİŞİYORUZ, PAZARLAMA YÖNTEMLERİ DE DEĞİŞİYOR 

Bir önceki dönem şahane işleyen bir pazarlama stratejisi işlemez hale gelmiş olabiliyor. Bu nedenle pazarlama taktikleri de sürekli değişmeli ve gelişmek durumunda.

Bu değişim bolluğunun olduğu bir ortamda, pek tabii pazarlama departmanları için yatırımın geri dönüş verimi (ROI) her yeni yıl için kilit önemde oluyor. Dengeyi tutturabilmek ve minimum maaliyet ile maksimum gelir kazanmak için çeşitli yollar denenir.

Pazarlamada asıl amaç satışa yönlendirebilecek bir tanıtım yapabilmek olduğu için de firmalar her daim müşteriye ulaşabilecekleri mecraları, medyaları, özetle reklamı tercih ederler.

İletişim araçları ve reklam bu nedenle hep birbirininin ardından koşmuştur. Klasik bir tavuk yumurta ilişkisi.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , , , , , ,

18 Nisan, Cumartesi , 2009

FriendFeed’i daha verimli kullanma yöntemleri

Yazan: Selim Yörük | 4 Yorumlu

Tanışmamış olanlar için FriendFeed‘i bir kişisel içerik takip modülü olarak tanımlayabiliriz. Ürettikleri içeriğe değer verdiğiniz arkadaşlarınızı, blogları, servisleri ve arkadaşlarınızın o servislerdeki aktivitelerini tek merkezden takip edebileceğiniz bir servis.

Eğer sistematik bir yöntem izlemezseniz FriendFeed bir süre sonra kaçtığınız şeye dönüşebiliyor. Yani FriendFeed’i kullanmak isteme amacınıza ters düşen bir şekilde yine eskisi gibi, farklı farklı sitelerde gözünüzün önünden akan ve hiçbir zaman hepsine yetişemeceğinizi kabullenmek zorunda kaldığınız, sevimsiz bir ruh haline bürünebiliyorsunuz.

İşte Serdar Kuzuloğlu da bu konuya değinmiş. FriendFeed takip listesinde yüzlerce kişi olan kullanıcıların nasıl bir verim aldığını sorgulamış;

FriendFeed’de 100′den fazla kişiyi takip edenler var aramızda. Bunu nasıl yapıyorsunuz? Yani cidden 400 kişinin bütün akışını satır satır takip ediyor musunuz? Bilmediğim bir teknik varsa paylaşmanızdan memnun olurum. Kategorilere ayırmış olsam da 24 kişiyi dahi takip etmekte zorlanıyorum.

Bana kalırsa, FriendFeed’i kullanmanın en verimli yöntemi anlamlı, işinizi kolaylaştıracak takip grupları oluşturmak. Bu listeler “önem sırası“na göre oluşturulursa sorun büyük ölçüde çözülmüş oluyor.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , , , , ,

21 Aralık, Pazar , 2008

Web 2.0 üreticileri potansiyel müşteri olabilir mi?

Yazan: Selim Yörük | 3 Yorumlu

Bazı pazarlamacılar sunumlarını izleyeme gelmiş, öğrenmeye, gelişmeye aç, girişimci olmak için yanıp tutuşan arkadaşlara şöyle derler; “Kendi işinizi mi kurmak istiyorsunuz? Öyle bir ürün geliştirin ki, hedef kitlesi herkes olsun“.

Bir anlamda bahsedilen, hızlı tüketim malları (FMSG) kategorisine dahil olacak bir ürün sunmak. Bu cümlenin altında yatan ana fikir, o kadar çok potansiyel müşteriniz olsun ki, ürününüzün pazarlanması ve tabi ki satılması daha kolay olsun.

Bence bu oturmuş pazarlar için hiç de doğru olmayan bir sav. Ve günümüzün üretim dinamiklerine baktığımızda da artık dünya üzerinde (fiziksel anlamda yatırım yapmaya imkan vermeyen koşullarda bulunan) bazı bölgeler hariç, pek öyle oturmamış pazar kaldığı söylenemez. Kısacası tavsiye edilenin oldukça eskimiş bir yöntem olduğu söylenebilir.

Günümüzün eğilimlerine bakıldığında, minimum sermaye ile kurulan ve oldukça ciddi başarılar sağlayan, fakat birçoğumuzun adını bile bilmediği girişimlerin birçoğu, özelleşmiş ve tercihleri anlamında oldukça daralmış (niş) küçük kitlelere hizmet vermekteler.

# SOSYAL MEDYA ÜRETİCİLERİ MÜŞTERİ OLUR MU?

Gelelim yazının ana konusuna; içerik üreten ve tüketen dijital kimliklerin kitlesine. Yani birçoklarının her fırsatta dile getirmeyi sevdiği gibi web 2.0 kitlesine. En doğrusu sosyal medyayı oluşturan kitle. İçerik üretme ve bu içeriği pazarlama “işi”ni yaparken kullanılacak bir ürün olsa (ki var zaten) satın alınır mı? Yani Web 2.0 üreticileri, iyi kazandıracak bir müşteri kitlesi olabilir mi?

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , , , , , , , , ,

26 Kasım, Çarşamba , 2008

Gazeteleri değerlendirmenin 41 farklı yolu

Yazan: Selim Yörük | 3 Yorumlu

Geleneksel medyanın geleceği konusunda beyin egzersizi yapmayı pek seviyorum (Bkz: “Görüyorum… Medya evrilecek!“). Bu konu üzerine yazılmış yazılara rastladıkça atlamamak için çaba harcıyorum. Özellikle son zamanlarda Sosyal Medya kavramı üzerine yapılmış analizler üzerinde duruyorum çokça.

Bu egzersizler sırasında Selim Tuncer‘in gazetelerin geleceği ile ilgili şahane bir analizine rastlamıştım bir süre önce ilk önce onu paylaşmak istiyorum ve ardından o yazıda geçen, Ali Saydam‘ın derleyip toparladığı “Gazeteleri değerlendirmenin 41 farklı yolu” başlıklı çalışmasını iletmek istiyorum;

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , ,

14 Eylül, Pazar , 2008



Eğlenen & Sunan

© Takipte.com - Yıldızları takip et! | Selim Yörük | Wordpress-TR