Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Öncelikle “Televizyon ve toplum ilişkisi” başlıklı yazıma oldukça kapsamlı bir yorum getirmiş olan Sayın Şahin Tekgündüz‘e teşekkür ederim. Muhakkak ki konunun sitemizde daha derin bir şekilde irdelenmesine vesile olmuştur. Bu yazı da bir nebze Sayın Tekgündüz’ cevap niteliğindedir. İlgilenenler için aynı konu ile ilgili bir de sesli ileti bulunmakta. Bu sesli iletiyi buradan dinleyebilirsiniz.
Sayın Tekgündüz genel olarak bahsi geçen yazımda Medya kuruluşlarına toz kondurmadığımdan ve bunun hatalı olduğundan bahsetmiş. Suçu izleyene yükleyerek yüzeysel bir çözümden öteye gidilemediğini belirtmiş;
Liberalizm denilen fenomen iliklerimize öylesine işlemiş ki, sorumsuz kullanıldığı zaman toplum ve birey üzerindeki yakıcı ve yıkıcı etkisi tartışılmaz olan medyadan söz edildiği zaman, ticarilik hemen ön plana geçiveriyor. Arkası günah alanı. Giren cehennemliktir. Sakın sosyal sorumluluktan söz etmeyin… Hemen TRT’leşme damgasını yeyiverirsiniz. Önce devletçi, biraz daha ileri giderseniz komünist bile olursunuz.
Sanırım yazımın kısa olmasından belki de söylemek istediğimi doğru olarak aksettirememiş olmamdan dolayı tüm suçu ve sorumluluğu izleyenlere atmış gibi bir izlenim verdiğimi farkettim. Bu tam olarak doğru değil.
Yazının Devamı »»
İlgili: medya, sosyal sorumluluk, şahin tekgündüz, televizyon, toplum, trt
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Her evdeki mevcudiyeti kanuni zorunlulukla sağlanıyor gibi görünen televizyon hiç şüphesiz çağımızın en güzide(!) zaman öldürgeçlerinden. Her geçen gün karşısında geçirilen süre artıyor. Her yeni gün daha fazla kişi bağlanıyor, alışıyor, tutkunu oluyor.
Bazıları televizyonun cavur icadı olduğunu düşünürken bazıları da bizi aptala döndüren bir makina olarak tanımlıyor. Malesef her iki görüşe de katılmıyorum. “Cavur icadı” tamlamasını kullananlar için bir açıklama yapmama hiç gerek yok sanırım. Televizyona “Aptal kutusu bu! Kapatın. Kullanmayın” diyen idealistlere hak vermek olası değil. Araç-gereçlerin mevcudiyeti bir tehlike olarak görülemez bana kalırsa. Tehlike onları kullananlarla birlikte başlar aslında. Yani aptal olan televizyon değil onu aptalca kullanandır. Bu yüzden televizyonu hayatımızdan çıkarıp atmak, sosyal ve kültürel aktivitelere daha fazla zaman ayırabilmek fiş sökmekle değil, mantalite değişikliği ile gerçekleştirilebilir.
Marangozlara kolaylık olması amacıyla üretilen hızar “aptal” birinin elinde soğukkanlılıkla işlenen bir silaha da dönüşebilir. Burada hatalı olan hızar üreticileri midir? Tabi ki hayır. Hızar ya da daha başka bir masum gereç masum olmayan birinin elinde çok tehlikeli bir hale gelebilir. Bunun en iyi örneği etrafındaki en olmadık şeylerden silah yapıp kapana kısıldığı yerden kurtulmayı başaran McGyver‘dır.
Yazının Devamı »»
İlgili: internet, medya, rtuk, televizyon, toplum, trt