Yazan: Selim Yörük | 2 Yorumlu
Web 2.0 artık birçoğumuzun bildiği ve yaşadığı bir terim haline geldi. Bloglar, rss’ler, podcast’ler, vidcast’ler, kullanıcıların ürettiği içerikle kendine gelen servisler, hizmetler… Her biri bize Web 2.0′ı yaşatıyor. Kulanıcı olarak bizim deneyimimiz bir başkası için iş modeli oluyor.
Bu şekilde bir dönüşüm başladığından bu yana içerik ve kullanıcı yönetimi bu iş modelinin kritik konuları haline geldi (Bkz: Web 2.0 yapılarında üyeler ve üyelerin konumlandırılması).
Twitter da dünya çapında büyük ilgi görmüş, içeriğini kullanıcılarından alan bir Web 2.0 servisi. Kısaca, kullanıcılarının “Şu an ne yapıyorsun?” sorusuna verdikleri cevaplardan oluşan bir içeriği var. Bu şekliyle büyük bir esprisi olmayan bir site gibi. Hatta “Bu fikir nasıl da böyle dünyaca ünlü hale gelmiş ki” diye düşünenler olacaktır.

Şöyle ki; bu küçük fikri büyüten basit ve sade olmasının yanında belki de en büyük etken olarak kullanıcı deneyimini yalnızca site üzerinde yaşatmakla sınırlı kalmaması.
Yazının Devamı »»
İlgili: arada kutsal, blog, girişimci, internet, kullanıcı deneyimi, nolyo, twitter, web 2.0, webrazzi, yeni fikirler
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Kitap okumayı ve kitap ile ilgili her türlü aracı, gereci, saman kağıdın kokusunu, parmağınızı satır üzerinde gezdirirken hissettiğiniz küçücük baskı kabartmalarını sevenlerden misiniz? Eğer cevabınız evetse, size yüzünüzü gülümsetecek yeni bir gelişmeden bahsedeceğim.
Yanda gördüğünüz bir kitap ayracı. Ama bildiğiniz, normal bir kitap ayracı değil, adı Fikir Ayracı. Pek sevdiğim arkadaşım Onur‘un fikri ve eseri : )
Farklılık başlıkta da belirtmeye çalıştığım gibi bildiğimiz kitap ayracının yaradığı “Hangi sayfada kalmıştım” sorununa çözüm olmakla kalmıyor, hangi satırda kaldığınızın bilgisini tutuyor.
Bu nasıl oluyor? Kırmızı satırı görüyorsunuz değil mi, yandaki Onur’un ayracında işte o satırı gösteren bir çubuk var. Bu çubuk hareket ettirilebiliyor. Böylece artık acil bir işiniz çıktığında “Aman şu sayfayı da bitirseydim, şimdi tekrar okuyacağım zaman kafam karışacak, nerde kaldığımı unutacağım” sorunu yaşamayacaksınız.
Yani artık o sayfayı bitirmek zorunda değilsiniz. İsterseniz yalnızca üç satır okursunuz, isterseniz 5 satır kala bırakırsınız.
Tek yapmanız gereken, yukarıda bahsettiğim çubuğu kaldığınız satıra getirmek. Gayet işlevsel değil mi. Bence öyle. Afferin Onurcum : )
Ayrıca Onur’un ayracının solunda sayılar var görüyorsunuz. O tarafta da oynayabilen bir çubuk var. O da kitabı kaç gündür okuduğunuzu hatırlamanıza yarıyor.
Gerekli midir? Bence evet, “Yahu şuncacık sayfayı bu kadar günde mi okumuşum, biraz daha hızlanayım ben” hissiyatı yaratabilir çünkü : ) Daha hızlı okur, böylece kısa zamanda daha fazla bilgi absorbe etmiş olursunuz : )
Bir dip not. Onur bu Fikir Ayracı’nın patentini de almış; Patent no: 2006/06182. Ayrıca da Fikir Ayracı için bir blog açmış. Fikir Ayracı hakkında yazılar yazıp, yorumlar topluyor.
Çevremde Onur gibi arkadaşlarımın olması çok hoşuma gidiyor. Fikri yalnızca beyninde oluşturan ve bir süre sonra da söndüren birçok insandan ayrılıp harekete geçmiş ve aktivasyon almış. Yalnızca bu yüzden bile benden büyük bir alkış alıyor Onur.
Şahane bir fikriniz olması yeterli değil. Önemli olan bu fikri hayata geçirebilmek. En azından fikrinizi gerçekleştirmek için küçük bir adım atın. “Ahh ulan, ben bu fikri düşünmüştüm” hissiyatı hiç yarar sağlamaz. “Düşünmüştüm” dediğiniz fikri gerçekleştiren ile aranızdaki tek fark, onun ilk adımı atmaya karar vermiş olması bence.
İlgili: blog, kitap, kitap ayracı, onur yüksel, patent, yeni fikirler
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Şu an ülkemizde blog sahibi olmak ya da blog yazarı olmak bir meslek değil. Dünyada ise blog yazarlığı yavaş yavaş iyi kazandıran bir iş olmaya başladı; Engadget, Boing Boing, Gizmodo, Techcrunch gibi bloglar dünyanın en çok kazandıran blogları. Birçoğunun bir blog yazarları takımı var.
Blog yazarlığı ülkemizde henüz meslek olmadığına göre kariyerimizden arda kalan zamanlarda blog yazarlığı hobimizi sürdürebiliyoruz. Bu da blog’umuzu takip eden arkadaşlara güncel olmayan bir blogla karşı karşıya olduklarını hissettiriyor.
Eğer siz yokken blog’unuzun daha güncel olmasını sağlamak istiyorsanız bir çareniz var artık; Blogcubul.

Artık blog’unuz siz olmadığınızda da güncel olabilir. Şartlarınızı yazın, gelen teklifleri değerlendirin ve bir blogcu bulun. Aynen firmanıza bir çalışan alır gibi : ) Ne güzel.
Umarım ileride bu arkadaşlar gerçek anlamıyla çalışan sıfatını alabilir haline gelirler.
İlgili: blog, blog yazarı, blogcu bul, boing boing, engadget, gizmodo, techcrunch, yeni fikirler
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Bir dönem (ve hala inatla devam edenler var) televizyon kanallarının yayın akışlarının büyük bir çoğunluğunu dolduran gözetleme, gelin - kaynana, şarkıcı, dansöz, türkücü yarışmalarının ardından bu yarışma furyasından esinlenerek çıkan mucit yarışmaları yayınlanmaya başladı.

Anafikir.com’da bu gelişmenin gerçekten önemli bir adım olduğundan bahsetmiştim. Bahsettiğim yarışma NTV‘de yayınlanan Türk Mucit yarışmasıydı. Yeni öğrendim, meğer bu tarz bir yarışma Kanal D ekranlarında da yayınlanmaktaymış, Abbas Güçlü önderliğinde.
Henüz Kanal D’deki mucit yarışmasını izlemediğim için yorum yapamayacağım. Daha detaylı bilgiye Kanal D’nin ilgili sayfasından ulaşabilirsiniz.
İlgili: abbas güçlü, bilim, kanal d, mucit, ntv, televizyon, türk mucit, yarışma, yeni fikirler
Yazan: Selim Yörük | Yorum yap
Son yıllarda dünya çapında ses getiren girişimlerin büyük bir çoğunluğu web ilinliti. Çoğu tabanlarını internete dayıyorlar ve internetin geleceğine inanıyorlar.
Webrazzi‘nin kurucusu Arda Kutsal da internetin geleceğine inananlardan. Sanıyorum ki, bizim de bu geleceğe inanmamızı umuyor. Bu nedenle yeni nesil web girişimlerini ele alıyor Webrazzi’de. Feyz alınacak vaka incelemelerinde bulunuyor.
Tabiri caizse tüm incelemeleri beni kamçılıyor. Hayata geçirmeyi düşündüğüm web fikirlerime tekrar sarılmamı sağlıyor, inancımı arttırıyor.
İlgili: arda kutsal, blog, kullanıcı deneyimi, proje, web 2.0, webrazzi, yeni fikirler