Modern savaşlar ve bilişim gücü
Yazan: Selim Yörük |
Tarih kitaplarından çoğumuz aşinadır. Bir savaş işlenirken öncelikle tarafların asker sayıları, top sayıları, atlı asker sayıları karşılaştırılırdı.
Daha sonraları karşılaştırılanlar arasında tank, uçak, füze sayıları ve son olarak da nükleer silah üretebilme kapasiteleri yer aldı. Peki şimdi?
Hala ülkelerin güçleri kıyaslanırken “silah”lar ve kapasiteleri en büyük parametreler arasında ama yaklaşan bir gerçeği hesaba katmak lazım; bilişim gücü.
Bu gücün ister teknoloji tabanlı olduğunu düşünün, isterseniz edinilmiş ve verimli olarak kullanılan bilgi miktarının daha kalın bir şekilde altının çizilmesi gerektiğine inanın, gerçek şu ki modern anlamda “güç” tanımı değiştirmiş durumda.
Şöyle bir düşününün, her geçen gün daha çok dijitalleşiyoruz. Sonuç olarak günlük aktivitelerimizin çoğu dijital teknolojiler sayesinde gerçekleşebiliyor.
Yalnızca bilgisayar başında geçirdiğimiz eğlence tabanlı aktivitelerden bahsetmiyorum, ticaret, bankacılık ve en önemlisi de e-devlet yapılanması ciddi anlamda bir güvenlik kaygısı düşürmüyor mu sizin de içinize?
Örneğin ülkedeki İnternet erişiminin bir anda koptuğunu düşünün. Meğer dün gece siz uyurken ülkenin tüm İnternet altyapısı düşman bir ülkenin dijital askerleri tarafından un ufak edilmiş. Herkes TTNet’i arıyor, telefonlar kilitleniyor, kimse ne olduğunu bile anlayamıyor.
Korkutucu değil mi? Evet, biz bilgisayar başından kalkıp eğlencemizi farklı yerlere aktarabiliriz ama ya tüm işleyişi İnternet bağlantısına bağımlı olan firmalar, devlet daireleri, bankalar ne yapar?
“Ne olacak ki, İnternet yokken ne yapıyorlarla o şekilde devam ederler” diyenleri duyar gibiyim. Düşündüğünüz kadar kolay olmayacaktır maalesef. Artık tüm gelirleri İnternet tabanlı iletişim ve ticaretten oluşan o kadar çok firma var ki.
Belki şu an ülke olarak o derece kablolu, bağlı (plugged) bir ülke değiliz ama gelecekte olacağımız nokta
Bir örnekle bitireyim; Estonya - Dünya Savaşı 2.0



