Türkiye’nin ilk moblog’u (mobil video bloğu) yayında: Turkcell-im Benim

Yazan: Selim Yörük |

Ülkemizde artık şöyle bir gerçek var. Teknolojik yenilikleri 1950′li yıllardaki gibi bir hayli geriden, versiyonların tarihsel sıralamasına göre takip etmiyoruz. Bunun en güzel örneğini Turkcell-im Benim ile Turkcell verdi. Peki tam anlamıyla ne demek istiyorum, biraz açayım.

turkcell-imbenim.jpg

Teknolojiyi üreten ve geliştiren dünya ülkeleri, bir teknolojik gerecin ilk versiyonunu, ikinci versiyonunu ve türevlerini doğal olarak tarihsel sıralama ile kullanmaktalar. Çünkü ürünün gelişiminin gerçek zamanlı olarak içerisindeler.

Ülkemiz ise uzun bir süre teknolojik yenilikleri neredeyse 20-30 yıl geriden takip eder bir halde idi. Bu doğal bir versiyon karışıklığı doğuruyor idi.

Örneğin, dünya renkli televizyonu kullanır iken, ülkemize önce, eskimiş bir versiyon olan siyah beyaz televizyonlar geldi. Dünya renkli televizyonları bir hayli geliştirmiş halde kullanırken, biz uzun yıllar siyah beyaz versiyonu son teknoloji zannettik.

Son dönem iletişim gereçlerinin (özellikle İnternet) ışık hızıyla ölçüldüğü günümüze döndüğümüzde ise böyle bir “sıradan gitme” söz konusu değil. Evet, belki hala teknoloji üreten ülkelerin bir adım gerisinden takip ediyoruz ama artık en güncel olan ihtal teknolojileri kullanabilir ve adapte olabilir haldeyiz.

Deneyimli Türk İnternet kullanıcıları bu adaptasyonun en belirgin şahitlerinden. Dünyaya yayılmış, İnternet üzerindeki tüm eğilimlerden nasibini alan bir kullanıcı ile karşı karşıyayız ülkemizde. Özellikle Web 2.0 konseptini çok sevdik ülke olarak ve doğamız gereği, genlerimizin de yardımıyla yaşam parçamız yaptık İnternet ve Web 2.0‘ı. İnternet ile tanışmamışi onu derin terimsel cümleler kurabilecek derecede sohbetinin bir parçası yapmayan gençlerle karşılaşmak nadir bir hale geldi.

Anne babalar ise şu an çocuklarının bu yüzden farklı bir dil konuştuklarını zannediyorlar. Fark sadece kullanılan terimler değil, kullanılan teknolojiler. Artık ülkemiz gençliği teknolojinin dilini konuşuyor. Anlaşılmazlığa asıl neden atıl kalan TDK.

İşte tam burada Turkcell, Turkcell-im Benim adlı moblog (mobil blogging) devreye girdi. Yukarıda açıklamaya çalıştıklarımı bir güzel özetlemiş oldu.

Şu an ülkemizde yerleşmiş bir vblog yani video blogging kültürü mevcut değil. Bu durumda moblog’u ele aldığımızda, moblog yani mobil blogging, vblog’un bir versiyon üzeri olarak görebiliriz. Turkcell daha ortada bir vblog yaygınlaşması yok iken, potansiyeli görerek moblog servisi sundu.

Turkcell-im Benim, bilinen bir gerçeğin (ülkemiz mobil teknolojileri ve ürünlerini dünya geneline kıyasla daha yakından ve daha ilgili bir şekilde takip ediyor ve yaşamına aktarıyor) bir gelecek projeksiyonu ile harmanlanmasıyla ortaya çıkmış, kanımca potansiyeli oldukça fazla olan bir servis görünümünde.

Ayrıca Turkcell’in Turkcell-im Benim ile yakaladığı bir fırsat da, moblog teknolojisinin, vblog teknolojisine oranla, daha erişilebilir, daha kullanıcı dostu olması. Elinizde telefon, karşınızda görüntü. Diğer hiçbir gerece bağlı olmadan log’unuzu tutuyorsunuz. Bu nedenle bu tespit ettiğimiz versiyon sıçraması kesinlikle erken bir adım değil, aksine kolaylaştıran bir adım konumunda.

İşte ülkemiz artık teknolojiyi bu şekilde takip ediyor ve bu benim oldukça hoşuma giden bir yönümüz. Türk insanının teknolojiye kolay adapte olabileceği gerçeği her geçen gün hızla gerçeğe dönüşüyor.

İlgili: , , , , , , , , , , , ,

Yorum yap





Senin yorumundan sonraki yorumlar E-postana gelsin mi?



Eğlenen & Sunan

© Takipte.com - Yıldızları takip et! | Selim Yörük | Wordpress-TR