Zaman Gazetesi’ni yaftalamadan okumayı deneyin
Yazan: Selim Yörük |
Apartmanımızın giriş kapısında her daim “alınmamış” bir Zaman Gazetesi görürüm. Öyle sabahın erken saatlerinde de değil. Öğleden sonra, hatta akşamüstü…
Çoğu zaman çaktırmadan kolumun altına sıkıştırıveririm kapıdan girerken.
Aynı şeyi birçok apartmanda görüyorum. Yani girişte, kapının parmaklıkları arasına sıkıştırılmış bir Zaman Gazetesi. Bunun bir pazarlama stratejisi olduğunu düşünüyorum.
Demek istediğim, o alınmamış gazetelerin hikayesinin “Ahh işte, abone sahibi o gün gazetesini almayı unutmuş, ya da şehir dışında” olduğunu düşünmüyorum.
Hepiniz bilirsiniz, Zaman Gazetesi’nin zaten muazzam bir abonelik ve dağıtım sistemi var. Bunun üzerine ben şunu ekliyorum. Bu dağıtım ekibinin ikincil işi [birincisi kayıtlı abonelere gazetelerini dağıtmak] bayilerde, marketlerde öğleden sonra bi’ saate kadar alınmamış gazeteleri toparlayıp, rastgele [sırayla hepsine olur ise çok dikkat çeker çünkü : )] apartman girişlerine bırakmak.
Sizce de şahane bir pazarlama yöntemi değil mi?
Zaman Gazetesi, Akit kadar olmasa da yaftalanmış bir gazete. Din merkezli bir basın örgütü oldukları herkesin dilindedir. Yaftalanmış bir gazeteyi -marketten, büfeden, bakkaldan- talep eden, okuyan, elinde tutan, gazete ile birlikte görülen her kişiye de aynı yaftadan yapıştırılır pek tabii.
Yukarıdaki gibi bir pazarlama yöntemini tercih ettiklerini düşünelim. Ve üzerine yaftalanmak istemeyen ama birden fazla gazete okumayı sevenleri ekleyelim.
Sonuç? Benim gibi, apartmanın girişindeki gazeteyi çaktırmadan koltuğunun altına alıverir değil mi : )
Gerçi ben Zaman’ı herkesin gözünün önünde de okuyabiliyorum, çünkü bana sorarsanız, gündem haberlerini ve köşe yazılarını çıkardığımızda tartışmasız Türkiye’deki en kaliteli gazetesidir bence. Ben Zaman’ı bu şekilde okurum hep. Gazetenin üreticilerinin dinsel kültürlerinden ötürü yönlendirilmiş kısımlarını çıkarıp okurum.
Ne zaman Zaman okusam, Guardian, New York Times tadı alırım.
Bilim, kültür makaleleri, araştırma yazıları, yurt dışı servislerden derlenen kaliteli yazı dizileri, bu içeriklerin tadını, Türkiye’de üretilmiş hiçbir gazetede ve hatta dergide almıyorum.
Mizanpajı yine tartışmasız Türkiye’nin en iyisidir bana göre. Hatta her sene bu mizanpaj ile dünya çapında ödüller alır.
Şimdi gelelim bu yazıyı yazmaya karar vermeme neden olana; “Yaftalamadan düşünün” vurgulu Zaman Gazetesi Reklamı.
Tek kelimyle şahane bir reklam, rastlamamış olanlar hemen izlesin, buyrun;
Neden bu kadar şahane bulduğum, yukarıda anlattıklarımla örtüşüyordur algınızda umarım.
Son olarak, bu yazıdan sonra beni yaftalamadan önce şu yazıyı (Bkz: Ve siyasi görüşümü açıklıyorum) okursanız çok sevinirim : )




on Cumartesi, Kasım 1st, 2008:
Sayın yazar!!! Yaftalamadan yazılarınızı yazın.
on Pazar, Kasım 2nd, 2008:
Zaman gazatesi için güzel bi imaj düzeltme kampanyası…reklam güzel ama zaman gözümde yine aynı zaman….
on Pazar, Kasım 2nd, 2008:
Gerçekten harika bir reklam kampanyası. Zaman, Diğerleri gibi kenidini yemek tarifleri kitabı vererek sattırmıyor. Adam akıllı iş yapıyor. 1 Milyon gibi bir hedefi var inş. ulaşacak. Hangi gazete 1 milyona cürret edebilir?
on Çarşamba, Kasım 12th, 2008:
Zaman gaztesinin pazarlama taktiklerinden birisidir bu anlattığınız yani kapının önüne gazete koymak ve aynı söylediğiniz şekilde olur.İçerden mi aldınız haberleri?
Kalitesi kuşku götürmez çok doyurucu bir gazete tabi kendi gözünden bakıyor dünyaya doğal olarak.İçeriğindeki bir çok haberde Zaman’ın değer yargılarıyla ilgili bilgi almak mümkün.Ama yinede Zaman hizmet ettiği fikir bakımından uzak durmamı sağlayan bir gazete ve evet katılıyorum reklam kampanyası çok başarılı
on Çarşamba, Kasım 19th, 2008:
gazeteyi bilemem ama reklam süper:)
http://www.guncem.org/yaftalamadan-dusunun-zaman/
on Salı, Aralık 2nd, 2008:
işte gazete bu yaaaaaaa hele o genç eki yok mu bayılıyorum bütün zaman gazetesi çalışanlarına teşekür ediyorum
on Perşembe, Aralık 18th, 2008:
Zaman gazetesinin reklam kampanyasını teknik olarak başarılı buluyorum fakat reklamın ana fikrinin zaman gazetesinin kendisiyle örtüşmediğini hatta bunu bir maske gibi kullandıklarına inanıyorum…
apartman önündeki birikmiş gazeteler için de şunu söylemek istiyorum. üniversitede sınıf arkadaşlarımdan birisi bana günlük gazete isteyip istemiyeceğimi sordu. zaman gazetesine gidip para vermem fakat çeşit olsun, evde cam silmeye gazete bulunsun diye arkadaşın teklifine evet dedim. 1 kuruş vermeden evime gazete geldi uzunca bir süre ve cam silmek içni yeteri kadar gazete evde birikince zaten artık apartman girişinde birikmeye başladı. ve aynı arkadaş zaman gazetesine yaklaşık 4-5 kişilik abonelik parası veriyordu. bir şekilde gazete herkesin evine kapıdan olmassa bacadan girsin mantığıyla zaman fanatikleri bu yöntemlere başvuruyor kanımca…yani bu 1milyon gazeteyi alanların sayısı aslında 250 bin kişi bile diyebilirim gönül rahatlığıyla…
on Salı, Ocak 27th, 2009:
Slm, bende almanyada frankfurtta kaliyorum. Bahsettiginiz bu pazarlama stratejisini almanyada neredeyse bütün gazeteler kullaniyor. Hatta gecenler de alman komsum frankfurter rundschau isimli tiraji bayagi yüksek bir gazeteyi mahkemeye vermekten bahsediyordu. Sebep; ondan izin almada posta kutusuna gazete koymuslar(hepimizin postakutularina koymuslardi adlinda, biz sikayetci degiliz gerci…). Sonuc olarak bu stratejinin anormal bir tarafini görmüyorum, anlamadigim bir noktada su; Yaftalanma korkusu nasil olurda insanlarin kaliteli bir gazete okuma isteklerine engel olur. Yakin zamana kadar internetten hurriyet okuyordum, ama artik o kadar cividiki site…3/4 magzinsel veya cinsel haberler, gündem haberlerinin tamami da yorum katilarak veriliyor. Simdilerde ntvmsnbc ye takiliyorum ama onlarda siyasi konularda egilimlerini yansitmaktan hic cekinmemeye basladilar. Objektiviteleri adina bir kayip tabii….
on Salı, Şubat 10th, 2009:
değerli arkadaşlar ülkemizde nekadar basın özgörlüğü vardiye soracak olursanız bunun cevabı gayet açık ve net bellidirki bunun için zaman bakmamız yeterlidir neden zamn çünkü herşeyin aslını ve gerçeklerini yazan gazete sıfatınalayık olan tek gazetedir anadoluda bir söz vardı zamansa eğer gerçektir der halk budenli güven kazanmış bir gazeteyi gerçek anlamda okumak istemezmisiniz yaftalamadan ön yargılı olaraka değil sadece bununda diğer gazetelerden farkı yokmuş gibi amaderken siz anlatmak istediklerimi anlamışsınızdır yani işin özü zaman eşittir gerçekler
on Salı, Mayıs 12th, 2009:
Ne diyosun be..
adamların köşe yazıları yaftalamadan ibaret.. dinsizler şunu istiyor laikçiler bunu istiyor bu ne yaa herkesi gavur kalıbına sokma sevdasındalar..
reklama bak.. fetonun oyunları işte.
on Cuma, Mayıs 15th, 2009:
gazetemizi hakkıyla tanıyıp tanıtamadığımız icin ne olduğu belirsizlerin diline düşüyoruz lütfen gazetemizi koruyalım
on Çarşamba, Şubat 24th, 2010:
Genel olarak bir toplumun okuduğu gazete o topluluğun kültür yapısını ortaya koyar derler. Zaman gazetesi posta gibi sadece magazin odaklı haber yapan bir gazete ile savaş vermekte.Bizim gibi bir toplumun sadece magazin haberlerini takip eden bir toplum gibi görünmesine şiddetle karşı çıkıyorum o yüzden mümkün olduğunca zaman gazetesini her konuda destekliyorum ayrıca reklamı gerçekten çok başarılı..